Anadolu halkının bir ruhu vardı, nufüz edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vucüdu vardı, besleyemedin. Üstünde yaşadığı toprak vardı! İşletemedin.
Hayat ve gerçek Salih ağa'nın ayaklarında: hayat ve gerçek, Zeynep Kadın'ın buruşuklarında: hayat ve gerçek muhtarın kırçıl sakalında: hayat ve gerçek İsmail'in yuvarlak gözlerindedir.
Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?