Çalışkan ve üretken bir insanın içinde her zaman bir koca tembel vardır ve bence önemli olan bu ikisinin birbiriyle uzlaşıp, çatışmadan birlikte var olabilmeleri.
Tembelin egemen olduğu zamanlarda kendini suçlu hissetmeyen insan, kendi zamanının akışı içinde saati geldiğinde, çalışkan ve üretken yanıyla zaten yeniden buluşacaktır.
Bazen farklı yaşantılara ihtiyacımız olduğu düşüncesine kapılırız. Ama farklı yaşantılar diye adlandırdığımız şeyler aslında henüz özümsememiş olduğumuz yaşantıların kısmi içerikleridir.
Bertrand Russell, insanoğlunun tüm başarılarının ve üstün zekasının, onu yinede mezardan öteye götüremeyeceğini anlatırken şöyle demişti: İnsan bu güneş sisteminin sınırsız ölüm denizinde yok olmaya mahkûm olduğunu idrak edebilecek bir öngörüye artık sahip değil ve insan yapısı başarı tapınağının, bir gün kaçınılmaz olarak evrenin yıkıntıları altında kalacağını göremez halde.”
Bir insanın kendisiyle olan ilişkisini, kendisinden ve hayattan beklentilerini düzenlenlemesi için çok güzel bir kitap. Tabi kendiyle alakalı olmaksızın, diğer insanlarla da ilişkilerini bir kalıba sokan bir kitap. Aslında insanı anlatıyor Beyhan Hoca. Dolayısıyla her haliyle kendi hayatımızla ilgili mesajlar çıkarabiliyoruz bu kitabı okurken.
Muhabbet tadında
, Storytel’de kendi seslendirmesiyle dinledim. Çok da keyif aldım. Diğer kitaplarına da başvurabilirim. Zaten kitabın başından rahmetli Doğan Cüceloğlu’na atıfta bulunarak başlaması, ilgimi yoğunlaştırmasına yetti. Emeğine sağlık diyelim hocamıza, istifade edeceğinize inanıyorum.