Her gece bir dünya, bütün ayrıntılarıyla yaratılıyordu... Dostluklar kuruluyor, düşmanlıklar yerleşiyordu. Palavracılarıyla, korkaklarıyla,sessiz adamlarıyla alçakgönüllüleriyle, terbiyeli adamlarıyla,tam bir dünya...Her gece, her sabah bu dünya bir sirk gibi dağılıyordu.
Herkes bu soruyu soruyor. Nereye gidiyoruz? Bana öyle geliyor ki, hiçbir yere gitmiyoruz. Her zaman yoldayız. Her zaman gidiyor ve gidiyoruz. Niçin insanlar bunu düşünmüyorlar? Şimdi hareket çağındayız. Halk hareket halinde. Biz nedenini ve nasıl olduğunu biliyoruz. Hareket var, çünkü hareket etmek zorundayız. Halkın yollara dökülmesinin nedeni bu. İstiyorlar,muhtaçtırlar,gidecekler,bulacaklar, insanları kavga edecek kadar çileden çıkaran, ezilmektir.
Biliyorum, halkın bir suçu yok. Herkese soruyorum: Neden yola çıktınız? Herkes de haklı bir neden söylüyor. Ama memlekete ne oluyor, nereye gidiyoruz? İnsanlar artık ekmek parası kazanamıyorlar,geçinemiyorlar. Çiftçilik artık insanları geçindiremiyor. Size soruyorum. Bu gidişle haliniz ne olacak? Benim aklım ermiyor.
Bir tek memlekette hem sana,hem bana,hem senin gibilere ve hem de benim gibilere,hem zenginlere,hem fakirlere,hem hırsızlara,hem namuslu adamlara yatacak kadar yer yoktur. Hem aça hem toka yetecek kadar da yer yoktur.