Yüreği önce mutsuzluğunun derecesini kavrayamıyor; heyecanlı olmaktan çok şaşkın.
Ama aklı başına geldikçe talihsizliğinin derinliğini hissediyor. Artık onun için yaşamın bütün hazları uçup gitti, yalnız yüreğini parçalayan müthiş umutsuzluk iğnelerinin batışını algılayabiliyor. Zaten ne yarar bedensel acıdan söz etmek? Bedenin algıladığı hangi acı bununla kıyaslanabilir?
Aklına birkaç kez intihar düşüncesi geldi; çok sevimli hayal, son derece tatlı bir dinlenmeydi bu, çölde sıcak ve susuzluktan yanmış kişiye bir bardak buzlu su vermek gibiydi.