Beşeri bilimcilerin biyolojinin bulgularıyla ilgili cehaleti, özellikle küresel nüfus patlaması, bulaşıcı hastalıkların yayılması, yenilenemeyen kaynakların tükenmesi, zararlı iklim değişiklikleri, dünya çapında tarımsal ihtiyaçların artması, doğal yaşam alanlarının tahribi, suç davranışlarının çoğalması yada eğitim sistemimizdeki yetersizlikler gibi siyasal sorunlarla yüzleşmek zorunda kaldıklarında kötü sonuçlar vermektedir. Bu sorunların hiçbiri, bilimin ve özellikle biyolojinin bulguları dikkate alınmaksızın, tatmin edici bir biçimde ele alınamaz; buna rağmen siyasetçiler genel olarak bu konulara kayıtsızlıklarını sürdürmektedir.
Her doğrulama, bir olgu ya da açıklamanın "gerçek" olma olasılığını güçlendirirken, her yanlışlama ya da çürütme de karşıt bir kuramın gerçeklik olasılığını güçlendirir.
Darwin 1861'de, "Bir işe yaraması için tüm gözlemlerin bir görüşün yanında ya da karşısında olması zorunluluğunun görülmemesi ne kadar da tuhaftır" yazıyordu.