serkan boğa

serkan boğa
@serk
Yazarın Kasım 2021’de Dönüşüm adında kısa romanı Sokak Yayın Grubu etiketiyle okuyucusuyla tanıştı. Yazdığı şiirlerini yine aynı yayınevi aracılığıyla Aralık 2022 Giz adlı kitapta topladı.
SINIF ÖĞRETMENİ
ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ
BARTIN
3 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
AMASRA’DA Karşımda halı misali uzanan denizini, Kubbenin maviliğinde rüzgârla oynaşan martılarını, Seyrediyorum, Gönlümün kaleye benzeyen duvarlarını. Sırtındaki yeşilliği ile birlikte, Sağa sola saçılmış tarihi taşlarına dokunuyorum, İnce, dar bir sokakta sıralanmış dükkânlarının arasında yürürken karşıma çıkıyorsun birden. Çarşısında, ismimi yazdırıyorsun ahşap bir bilekliğe, Beyaz ellerinle dokunurken yüreğime, gün batıyor. Kumlarında yürüdüğünü görüyorum çıplak ayaklarınla. Bakarken Romalılardan kalma bir esere şaşırıyorsun. Buralarda geziniyorsun sanki Amasra’da olduğunu hissediyorum. "serkan boğa dönüşüm"
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
MUTLULUK ARAYIŞI İnsanlar günümüzde, yaşam döngüsünün içinde mutlu olmayı unutmuş gibi davranmaktadırlar. Belki de bu böyle de değildir aslında. Ancak hayatın içindeki günlük koşuşturma, hırs ve başarı kaygıları insanı mutsuzluğa itiyor. Ya da bana öyle geliyor. Mutluluk gülümsemektir, güzel bir sözde bulmaktır kendini. Sevdiğinin yanında olmak, onu tutmak, sarıp sarmalamak sonra da gözlerinin içine bakabilmektir. Yani çevresine olumlu bakabilmek, karşılaşılan olumsuzlukları sıyırıp atmak demektir. Kendimizde olana sahip çıkmak, kötülememek, buruşturup atmamaktır. Güzellikleri karşı tarafa yansıtmaktır mutluluk. İçtenliktir… … Yağan karda üşümek mutluluk olabilir mesela. Sokak hayvanlarına yiyecek vermek mutlu edebilir bir insanı. Komşumuza, iş arkadaşımıza içten bir gülümseme yeterli olabilir bunun için. Hediyeleşmek, oturup bir yerde bir fincan kahve içmek güzel olur değil mi? Toplumdaki yanlışlara, doğanın talan edilmesine karşı koymak, birlikte ses çıkarmak da… … Elbette mutluluk sonsuz değildir. Yaşamı güzelleştiren, “iyi ki” denilen anlardır. Ancak arayış içinde olmanın, bedeni ve ruhu buna hazır tutmanın, dünyayı anlamlandırmak için büyük öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Buna insan önce kendinden başlamalı, içinde mutluluğa karşı koyacak duvarlar örmemeli, varsa o duvarları yıkmalı, yerle bir etmelidir. Evet, insanlar bir çeşit duygusal deprem ya da aydınlanma yaşamalıdır ki mutluluk geçişgenlik sağlasın. … Mutluluk için belirli bir çaba gerekli. Ama bu çaba çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum. Ya da bana öyle geliyor. Bilmem, bakış açısını değiştirmeli, içini türlü güzellikler içinde dingin tutmalı, kendini bir çiçeğin kokusuna, bir kuşun ötüşüne, bir ağacın yeşilliğine bırakmalıdır. Çalıştığı ofis camından bakınca karşıda duran o ağaç belki de her sabah
Felsefe-Düşünce
MUTLULUK ARAYIŞI İnsanlar günümüzde, yaşam döngüsünün içinde mutlu olmayı unutmuş gibi davranmaktadırlar. Belki de bu böyle de değildir aslında. Ancak hayatın içindeki günlük koşuşturma, hırs ve başarı kaygıları insanı mutsuzluğa itiyor. Ya da bana öyle geliyor. Mutluluk gülümsemektir, güzel bir sözde bulmaktır kendini. Sevdiğinin yanında olmak, onu tutmak, sarıp sarmalamak sonra da gözlerinin içine bakabilmektir. Yani çevresine olumlu bakabilmek, karşılaşılan olumsuzlukları sıyırıp atmak demektir. Kendimizde olana sahip çıkmak, kötülememek, buruşturup atmamaktır. Güzellikleri karşı tarafa yansıtmaktır mutluluk. İçtenliktir… … Yağan karda üşümek mutluluk olabilir mesela. Sokak hayvanlarına yiyecek vermek mutlu edebilir bir insanı. Komşumuza, iş arkadaşımıza içten bir gülümseme yeterli olabilir bunun için. Hediyeleşmek, oturup bir yerde bir fincan kahve içmek güzel olur değil mi? Toplumdaki yanlışlara, doğanın talan edilmesine karşı koymak, birlikte ses çıkarmak da… … Elbette mutluluk sonsuz değildir. Yaşamı güzelleştiren, “iyi ki” denilen anlardır. Ancak arayış içinde olmanın, bedeni ve ruhu buna hazır tutmanın, dünyayı anlamlandırmak için büyük öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Buna insan önce kendinden başlamalı, içinde mutluluğa karşı koyacak duvarlar örmemeli, varsa o duvarları yıkmalı, yerle bir etmelidir. Evet, insanlar bir çeşit duygusal deprem ya da aydınlanma yaşamalıdır ki mutluluk geçişgenlik sağlasın. … Mutluluk için belirli bir çaba gerekli. Ama bu çaba çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum. Ya da bana öyle geliyor. Bilmem, bakış açısını değiştirmeli, içini türlü güzellikler içinde dingin tutmalı, kendini bir çiçeğin kokusuna, bir kuşun ötüşüne, bir ağacın yeşilliğine bırakmalıdır. Çalıştığı ofis camından bakınca karşıda duran o ağaç belki de her sabah
Edebiyat
Tırnaklarındaki oje renginde Durur, Gözlerinin, Güney sıcağında buluşurum. Parmaklarının inceliğine tutunur, Teninin kokusunda boğulurum. Yürüdüğümüz yol bizi söylesin, Okuduğumuz kitap hikâyemiz olsun. Şiir olsun, düz yazı olsun. Bir anlatsın seni özlediğimi… #dönüşüm
Edebiyat
Zaman olur, martı denize, Arı, kır çiçeğine hasret kalır. Ayrılık gelir dayanır kapıma. Arar gözlerim gözlerini. Saatim durur, kalır öylece. Atamam üstümden, Gün aydınlansa bile. Arar gözlerim gözlerini. Görünmez elin dokunsun yüreğime, Sevmeye devam edelim. Anılar ayrılık tanımaz, Bilirim. #dönüşüm
Edebiyat