"'Vatanım' diyorsun... Kâğıtlarının sana söylediği, incir çekirdeğini bile doldurmayan o boş sözlere kulak asıyorsun... Sen beni dinle; vatan var oldukça insan canavar kalacaktır, evcilleşmez canavar..."
"Ya istediğin bir şey çıkarsa karşına?"
"Çıkmaz. Görmemeyi seçerim. O da senin o şirin dünyanın bir parçası olacaktır nasılsa. Onu hepinizle paylaşmak zorunda kalırım... Oysa bunu istemem. Biliyor musun, okuyup sevdiğim güzel bir kitabı asla ikinci kere açmam ben. Onu okumuş olan başka gözler gelir aklıma. O gözlerin kimlere ait olduğu gelir. Bu tür şeyler paylaşılamaz. Bu tür insanlarla, asla paylaşılamaz."
"Ne istiyorsun sen? Kusursuzluk mu?"
"Ya da hiçbir şey. Bu yüzden de 'hiçbir şey'i seçiyorum"
"Mantığa uymuyor ama."
"İnsanoğlunun kendine sahip olma izni verebileceği tek arzuyu alıyorum, o kadar. Özgürlük, Alvah, özgürlük"
"Sen buna özgürlük mü diyorsun?"
"Hiçbir şey istememek. Hiçbir şey beklememek. Hiçbir şeye bağımlı olmamak."