Meselelerin bir çözümünün olup olmadığı, sadece bir azınlığın kafasını kurcalar; duygulardan hiçbir çıkış yolunun olmaması, sonlarının hiçbir yere varmaması, kendi içlerinde kaybolmaları ise herkesin bilinçdışı dramıdır; her birimizin düşünmeden acısını çektiği duygusal çözülmezlik'tir.
• Kendimize karşı uygulama alanına soktuğumuz bir teknik olan psikanaliz, risklerimizi, tehlikelerimizi, uçurumlarımızı küçültür; bizi bozukluklarımızdan, kendimize karşı meraklı olmamızı sağlayan her şeyden yoksun bırakır.
Gerçek acılarla memnun olmayan kaygılı kişi, kendi kendine hayal mahsullerini dayatır; gerçekdışılığın olduğuna, olması gerektiğine inanan bir varlıktır; öyle olmasa, tabiatının gerektirdiği istirap tayınını nereden çıkarırdı¿