Gerçekler her zaman dehşet vericidir ve gerçeklerden duyulan korku hepimizin içine işler durur, ateşi sürekli beslenir; ama bu korku yüzünden gerçeklerin üzerini örtmemeli, haliyle doğa tarihinin bir parçası olan bütün insan tarihini çarpıtmamalı, sırf adettendir diye çarpıtılmış haliyle geleceğe aktarmamalıyız, çünkü tüm tarihin çarpıtıldığını ve yalnızca
çarpıtılmış tarih olarak geleceğe aktarıldığını biliyoruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hakiki bir Nazi'ninsoğuk bencilliğiyle, daima suçsuz olan suçluyu şikayet ederdi; zira intihar o kişinin suçu olamaz, suç çevrenindir; daha dolaysız bir ya da yüzlerce, binlerce sebep ne olursa olsun, burada suç onu ezen ve en sonunda kendi canını almaya iten Katolik-Nazi
dünyadaydı.
Gerçekten de yalnız ben değildim tüm o öğrenim ve eğitim dönemini çoğu kez intihar düşüncesiyle geçirmek zorunda kalan; bunu bir yandan gaddar, aldırışsız ve kelimenin tüm anlamlarıyla alçak bir çevre,öte yandan da her genç insanda bulunan aşın duyarlılık ve kırılganlık kışkırtıyordu. Öğrenim ve eğitim dönemleri daha çok bir intihar düşüncesi dönemidir; bunu inkar eden, her şeyi unutmuştur.
Geceler kesintisiz endişe ve çaresizlik nöbetleridir; gördüğü ve duyduğu her şey, daimi dehşeti içinde farkına vardığı her şey yeni bir çaresizliğin besin kaynağıdır.
İlk başta doğal güzellik ve eşsiz bir mimari örneği olan bu şehir çok geçmeden adi ve aşılmaz bir insan alçaklığı ormanı halini almış,
geçtiği sokaklar müzikle değil orada yaşayanların ahlaki pisliğiyle dolmuştur.