Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocuklukta öğrenilen budur işte: Kaybetmek. Bizzat çocukluğun kendisinin kaybıyla başlar. Ne demek olduğunu onu kaybederek öğrenirsin. Her zaman her şeyi ama her şeyi kaybedeceğini öğrenirsin. Yaşamsal duyumsamanın, mevcut yoğunluğun vazgeçilmez koşulunun kaybetmek olduğunu öğrenirsin. Büyümenin kazanımlar biriktirmek olduğuna inanırsın. Deneyim, bilgi, maddi kazanımlar. Ancak bu bir yanılsamadır. Büyümek kaybetmektir. Hayatı yaşamak, onu kaybedeceğini kabul etmektir. Hayatı yaşamak demek, her geçen saniye ona veda etmeyi bilmek demektir.
Mağrifetnâme beni en çok şuradan yakaladı: Okurken hayran kalıyorsun ama aynı anda eksik hissediyorsun. Bilgiyle dolu, katman katman bir eser. Astronomi, ilim, insan ve inanç iç içe geçmiş. Bazı yerlerde “keşke biraz daha bilseydim” dedim; bazı yerlerdeyse sadece susup saygıyla okumak istedim.
Bu yüzden onu tahlil etmekten çok, ona temas ettiğimi düşünüyorum. Mağrifetnâme bir iddia kitabı değil; okuru haddini, merakını ve öğrenme isteğini hatırlatan bir yol arkadaşı.