Bartleby’nin duruşu, bir tür kaçış olarak yorumlanabilir. Toplumla bağ kuramayan, sorumluluk almayı reddeden bir kişi, benim bakış açıma göre güçlü değil, aksine zayıf ve acizdir. Bir düşünceden gelen sorumluluk, onun sahibinin karakteri ve geçmişi ile alakalıdır; düşünceyi ifade etme biçiminden gelen sorumluluk ise toplumsal bağlamla ilgilidir. İnsan, düşüncesiyle var olur; ancak toplum içinde doğru ve etkili biçimde ifade etmek de bir sorumluluktur.
Sonuç olarak, Bartleby hem tutarlıdır hem de dürüst bir şekilde kendi kararının arkasında durur; fakat gerekçesiz ve toplumsal bağdan yoksun duruşu, onu saygı duyulacak bir örnek olmaktan çıkarır. Onun deneyimi ve durumu bize, düşüncelerimizi temellendirme, sorumluluk alma ve toplumsal bağ kurma konularında ders verir.