Kitabı yaklaşık 10-12 güne yayıp e-kitap şeklinde sindire sindire okudum. Kitapta yazarın alışkanlıklarımızın nasıl oluştuğu, alışkanlarımızın işleyişinin nörolojik, psikolojik ve fiziksel yönden ele alınışının örneklerle desteklenmesi ve alışkanlarımızı nasıl değiştirebileceğimizi yine aynı şekilde örneklerle açıklaması kitapta bahsedilen teknik bilgileri anlaşılır kılmış. Ama bazı yerlerde okuyucuyu biraz sıkan örneklerin arka arkaya verilmesi kitabın niteliğini biraz düşürmüş. (Evet, Türkçe paragraflarındaki gibi konuştuğumun farkındayım :))) ) Barış Özcan’ın “Zinciri Kırma” teorisini destekleyen bir kitap olduğunu da söyleyebilirim.
“İki genç balık yan yana yüzerlerken karşı taraftan yüzerek gelen yaşlı bir balığa rastlamışlar. Yaşlı balık onları başıyla selamlayıp ‘Günaydın çocuklar. Su nasıl bugün?’ diye sormuş. “İki genç balık bir süre daha yüzmeye devam etmişler, sonunda biri başını çevirip öbürüne bakmış ve ‘Su da neymiş be yahu?’ demiş. Su, alışkanlıklardır. Düşünmeden yaptığımız seçimler ve her gün etrafımızı kuşatan görünmez kararlardır. Ve o görünmez kararları tekrar görünür hale getirmek için onlara yalnızca bakmamız yeter.
Değişebileceğinize inanırsanız ve bu inancı bir alışkanlığa dönüştürebilirseniz değişim gerçek olur. Alışkanlığın gerçek gücü budur: alışkanlıklarınızın, siz onları nasıl seçtiyseniz öyle oldukları anlayışı.