Sinem Sert

Sinem Sert
@sertsinem
Kitap Editörü/Redaktör
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
İzmir
26 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
… Burası kıvılcımların düşmediği tek yerdi. Ben sadece onların ortasında ruhsuzca ayakta dikiliyordum. Yangın giderek şiddetleniyor, gökyüzü kapkara bir duman girdabıyla sarılıyor, kara bulutlar ateşin rengini yansıtarak uğursuzca parlıyordu. Biraz umutsuz bir sahneydi.
Sayfa 43 - İthak Yayınevi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
her şey, sevişmek için birlikte olduğumuz anlar dışında, sonu gelmeyen bir eksiklikti. üstelik daha sonra gideceği an bende saplantıya dönüşmüştü. hazzı gelecekteki bir acı gibi yaşıyordum.
9/10
·56 syf.··
2023 6. kitabı
Ah.O kadar güzel ve o kadar tanıdık ki.. . Herkesin kendisinde bir şeyler bulabileceği gerçek bir anlatım ve gerçek bir “Yalın Tutku”.. İsimsiz bir anlatıcı, evli ve yabancı bir adam. Her şeyi tüketen bir tutku. Bu öyle bir tutku ki zamanını, o anda bulunduğun mekanı, eşyalarını bir adama göre yaşamak. Dünyayı, gerçekliği bir çırpıda silip yanında olmayan bir adamın frekansında yaşamak. Belki gelir diye yapılan alışverişler. Belki gelir diye yeni alınan kıyafetler. Kitapta adamın evliliği üzerinde çok durulmuyor. Hatta adamın üzerinde bile durulmuyor. Annie Ernaux karşınıza oturmuş da bu adama olan tutkusunu anlatıyor gibi. Bana göre tutku aşktan da öte bir duygu. Aşk ile baş edebilirsiniz fakat tutkunuza yenik düşersiniz. Aşkınızı atlabilirsiniz fakat tutkunuzu yok edemezsiniz. Kendi yaşamınızı belirli bir stabilde devam ettirirken bir daha hiç görmeyeceğiniz bir adamın frekansında yaşamak acının etinizden en sökülüp atılamayacak hali. 51 sayfalık dev bir kitap bu. Çok kısa sürede biten fakat çok zor bir kitap. Sanki cümleler ayaklanıp bedenimi sarsmış gibi hissettim.
Yalın TutkuAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20226,8bin okunma

Sinem Sert

, bir kitap okudu
9/10
·56 syf.··
2023 6. kitabı
Annie Ernaux
7.1/10 · 6,8bin okunma
9/10
·392 syf.··
2021 4. kitabı
Mutluluk romanı, mutluluğu arayan üç farklı karakter üzerine kurulmuştur. Meryem; Şeyh amcası tarafından tecavüze uğramış ailesi tarafından öldürülmesine karar verilmiş, töre cinayetine kurban gitmek üzere. Meryem’i öldürmek ile görevlendirilmiş, zorlu ve kanlı bir askerlik dönemi bitirmiş olan amca oğlu Cemal. İstanbul’da oldukça tanınmış olan aydın profesör Prof. Dr. İrfan Kurudal. Eser, üç farklı kişinin yollarının kesişmesi üzerinden Türkiye’de yaşanan sınıf ayrımcılığı ve toplumsal cinsiyet kavramının üzerine gitmektedir. Livaneli, eserde bu üç kişiyi tanıştırarak o dönemki Türkiye’nin resmini çizmiştir. Eser, Meryem’in amcası tarafından tecavüze uğraması ve evlerinin izbesine kapatılmasıyla başlar. Meryem, kendisine tecavüz edenin amcası olduğunu söyleyemez. Amcası ise Meryem’i suçlayan, çok büyük günah işlediğini ve ölmesi gerektiğini söyleyen; O’nu ve yaşantısını hiçe sayan bir tavır içerisindedir. Burada da gördüğümüz nokta tecavüz, taciz gibi mağduriyet içeren durumların sadece kadınların üzerine yıkıldığıdır. Romanda, Toplumsal Cinsiyet normlarına göre kadın kendisini ve ‘mahrem yerini’ koruyamamakla suçludur. Fakat erkek ise hiçbir şekilde sorgulanmayan bir güç sahibidir. Bu öyle bir güçtür ki tecavüze uğrayan kadına kendi hemcinsleri bile yardım edememekte ve onlar dahi bu tecavüzü kadının üzerine yıkmaktadır. Romanda değinilen bir diğer gerçeklik ise aslında çok ünlü bir profesör olan İrfan Kurudal’ın yaşam biçimidir. İrfan Kurudal şaşalı bir hayat geçiren fakat yaşantısından sıkılmış bir durumdadır. İrfan Kurudal tam anlamıyla tükenmişlik sendromuna yakalanmıştır. İnsanların yaşadıkları hayatta her şeye kolayca ulaşabilecek bir durumda olması hayatlarından sıkılma ve hayatlarını amaçsızlaştırma söz konusudur. Bunların yanı sıra romanda o dönemki
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,7bin okunma