Sinem Sert

Sinem Sert
@sertsinem
Kitap Editörü/Redaktör
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
İzmir
26 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·264 syf.··
2023 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 17:23
Eserde, utanç kavramı ilk olarak karşımıza, David Lurie’nin öğrencisi Melanie Isaac ile cinsel ilişkiye girmesiyle beraber gelişen olaylarla başlıyor. Bu ilişki sonrası Melanie okula hocası
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,520 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
3/10
·152 syf.··
2023 18. kitabı
Mine Söğüt’ün kaleminin artık edebiyattan tamamen uzak olduğu kanısına vardım. İşlediği konuların güzelliği ve rahatsız ediciliği beni Mine Söğüt okumaya ne kadar çekse de kaleminin bayalığı ve havada kalmışlığı da bir o kadar itti. Deli Kadın Hikâyeleri, Başkalarının Tanrısı ve Gergedan’ı okuduktan sonra külliyat okuma inadımı bir kenara bırakıyorum.
Gergedan - Büyük Küfür KitabıMine Söğüt · Can Yayınları · 20223,473 okunma
10/10
·64 syf.··
2023 16. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 13:32
“İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak ya da ben böyleyim deyip kesin bir ayrım yaparak rahatça işlerini halletmek mi, yoksa insanlar kötü şeyler söylese bile hiçbir zaman kendinden ödün vermeden, gizlenmeden yaşamak mı daha iyi bilemiyorum. Hayatı boyunca kendi gibi zayıf, naif ve sıcak insanlar arasında yaşamını sürdürenlere imreniyorum. Hayatın zorlukları işte, zaten zorluk çekmeden yaşayabilseydik, bile isteye zorluk çekmezdik. Böylesi daha iyi.” Öğrenci bir kızın, güne gözlerini açtığı ilk andan itibaren gece uykuya dalana kadar duygusal inişleri-çıkışları. Kitapta diyalog yok denecek kadar az. Sadece, ergenliğe girme yolunda olan kızın düşüncelerini okuyoruz. Bunlar öyle düşünceler ki içsel anlamda bir yetişkinin çok rahatlıkla kendini görebileceği, toplumsal anlamda bile bugün hâlâ okunduğunda aynı sorunlarla boğuştuğumuzun onaylanmasını yaptıran düşünceler. Bu kız değişmek istemiyor. Bu kız isyan etmek istemiyor. Bu kız içinde mutluluk belirtisi gördüğünde bile kendini tuhaf hissediyor. Bu kızın bir tarafı annesi için yaşamak istiyor bir tarafı buna karşı çıkıyor. Bu kız özgür olmak istiyor ama evlenirse hayatını birine adayabileceğini söylüyor. Bu kızın ruhu çok büyük aynı zamanda küçücük. Bu kız, babasını çok özlüyor. Çok etkilendim. İç karartıcı. Ama mutluluk da barındırıyor olabilir mi? Nereden baktığımızda bağlı. Peki Öğrenci Kız nereden bakıyor? Bilemiyorum.
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,5bin okunma
7/10
·150 syf.··
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 18:13
“Göğsündeki ipek saçlı siyah baş kımıldadı. Uyuyan sevgili uykusunda mızıldandı. Onu saran kollar gördüğü kötü rüyadan onu korudu ve Lea uzunca bir süre, gözleri kapalı, hiçbir şey düşünmeden ve amaçsızca, doğurmadığı o ‘yaramaz bebeği’ kollarında salladı.” Bir kez daha hayatımıza girecek/girmiş adamları anne şefkatiyle sevmememiz gerektiğini anladım. Çünkü kadın fizyolojisi bunu kaldıramıyor bence. Colette’nin okuduğum ikinci kitabı. İlki Dişi Kedi idi. Sanırım, Colette’nin tarzında şu var: Konuya geç girmek. Dişi Kedi’de de böyle olmuştu. 111 sayfalık kitap 79. sayfadan kopmuştu. Cicim’i okurken de aynı şeyle karşılaştım. Konuya geç giriyor fakat muazzam bir sonla bitiriyor. Ayrıca dönemi çok güzel işliyor. Benim gözümde gerçekten o beş çayları, korseler, bahçeler, hizmetliler, eski sokaklar yani dönem kitabına dair işlediği her şey gözümde çok canlı bir şekilde betimleniyor. Fakat diyalogları çok uzun tutuyor Colette. Anlatıyor da anlatıyor… Bu diyalogları bu kadar uzun tutacağına bizi o muhteşem sona daha erken hazırlayabilirdi diye düşünüyorum. Konudan bağımsız şunu söylemek istiyorum: Özellikle Fransız Edebiyatı’nda böyle dönem kitapları okuduğum zaman bizim edebiyatımızda da çoğu ismin bu alafrangalığı çok iyi işlemiş olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen okurken kendi edebiyatımızdan aklıma eserler geliyor ve onlarında âdeta bir Fransız edasıyla yazıldığını düşünüyorum. Herkese iyi okumalar dilerim!
CicimColette · Sel Yayıncılık · 2020275 okunma
3/10
·160 syf.··
2023 13. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 22:27
Hayal kırıklığı. Deli Kadın Hikâyelerini yazan Mine Söğüt bunu nasıl yazabildi diye düşünerek okudum her satırı. Olmamış. Anlatım çok yavan ve çok havada kalmış. Kitapta sürekli ağdalı sözler var ve bence bu çok yorucu ve “edebiyat” bu değil. Örneğin; “Bugün sen karınla çocuğunu gördün ama onlara görünmedin.” veya “Kadın ve çocuk. Geçip gidiyorlar yanımdan. Çocuk ve kadın.” çok basit örnekler verdim fakat okuyanlar anlayacaklardır kitap da neredeyse şöyle düzgün kurallı bir diyalog yok. İşte yavan gelen ve havada kalmasına sebep olan sebepler bunlar. Mine Söğüt, aslında bir sokak jargonu yaratmaya çalışmış tabii ki kurgu itibariyle. Ama bunu her cümlede istisnasız yapmak zorunda değildi! Bütün karakterleri bu kadar şairane konuşturmak zorunda değildi. Musa’nın Efsun Abla’ya aşkını dört cümlede bir okumak zorunda değildik. Sanırım postmodernizmin en kötü yanlarından biri budur. Kendini çok belli etmesi. Ayrıca, Matruşka’yı bulmasalar da olurmuş. Hiçbir işlevi yoktu kitapta. Bebek olduğu için bir işlevselliğini beklemiyoruz tabii ki ama onun etrafında dönen bir olay ya da Matruşka’ nın diğer karakterlere doğrudan ya da dolaylı bir etkisi de yoktu. Postmodernde Sokak edebiyatının her seferinde aynı jargonla yazılması artık beni üzüyor. Bu insanların daha özgün bir anlatım yakalaması edebiyatımız için şart olduğunu düşünüyorum. Benim gibi külliyat okuyanınız varsa okuyun. Yoksa zaten size edebi kazanım sağlayacak bir roman değil maalesef… Herkese iyi okumalar dilerim! :)
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma