Evliyâ Çelebi klasik manada bir vak'anüvis veya seyyah değil. Yazdıkları gördüğü yerleri birebir aktaran ruhsuz belgesel metinleri değil, çünkü içinde kurmaca unsurlar barındırıyor. Lâkin ilk bakışta insana paradoksal gelse de, içinde Evliyâ'nın hayalinden uydurduğu onlarca menkıbe, olay ve bilgi olmasına karşın, bu eser aynı zamanda bir belgesel niteliği de taşıyor. Çünkü Evliyâ 21.yüzyılın bilinen manasıyla bir belgesel yazmıyor, ancak bugün bilinen anlamıyla bir sanat eseri de üretmiyor. Seyahatnamesinde geçen gerçekliğinden şüphe edilecek sözler, olaylar ve anlayışlar, bizzat içinde bulunduğu 17.yy Osmanlı insanının anlayışını yansıtması bakımından kurmaca da olsa, uydurma da olsa bir belge niteliği taşıyor. İşte bu seyahatnamedeki "acâib ve garâib" meseleler bizzat seyahatname içindeki yer, mekân ve kişi tasvirlerinden tamamen ayrılmış "acâib ve garâib" başlıklarıyla, okuyucuyu hem anlatının içine çeken, hem de hayrete düşüren, bu yolla da anlatıya bağlılığını artıran unsurlar olarak kullanılmış. Yeliz Özay Diniz'in birçok çalışmadan faydalanarak yazdığı bu inceleme, Seyahatname'yi ve bir 17.yy entelektüeli olarak Evliyâ Çelebi'nin zihin dünyasını anlamak bakımından oldukça kıymetli bir eser olmuş. Okuması vakit alsa da okurken Evliyâ'nın renkli kişiliğine yakınlaştığınızı hissettiğiniz, büyük bir özenle hazırlanmış bir inceleme.