Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ömer Hayyam belki de bu dramın ardından kitabına şu rubaiyi kaydetmişti.
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleriyle övünmeye,
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.
Her düşündüğünü ifade edebileceğin gün, senin torunlarının torunları bile ihtiyarlamış olacak. Şimdi sır ve korku devrindeyiz, iki yüzlü olmalı, birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve Yaratıcı’na saklamalısın. Gözlerini, kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan, gözlerin, kulakların ve bir dilin olduğunu unut.
Çirkine güzel bakmasa
Sabaha çıkar mı gözler
Ayırmaz ise doğrudan yanlışı
İradeyi kim neyler
Büyük sözler edemem
Hayır söylemezse bu dil
Lisan bilsem ne eder
Görmemişse alnım hiç secde yüzü
Ak olup pak olsa neye yarar
Bir meczuptur dert katar derdine
Dermanı bulamaz yanar yürek yanar
Semaya kaldır elin durmadan yalvar
Hüdadan gelen dert elbet dermana çıkar..
A.S