Şiddetin uyandırdığı heyecan, vücudun yatıştırıcı bir analjezik üretmesini sağlayabiliyor. Yani sakinleşme, gevşeme yoluyla değil, stresi arttırarak gerçekleşiyor.
Biz psikiyatride bu unutma işine represyon diyoruz, yani insana acı veren duyguların, biz hiç fark etmeden suyun altına inivermesi gibi bir şey. Oysa biz bazı şeyleri unuttuk sansak da onlar bizim bugünkü hayatımızı etkilemeye ve yönlendirmeye devam ederler.
Bazen bilinç dışını ülkelerin çok iyi çalışan istihbarat örgütlerine benzetirim. Bizi hiçbir şey atlamadan sürekli izler ve her şeyi tek tek kayda geçer. Bu kayıtları kurşun kalemle değil, sabit kalemle yapar. Ondan sonra artık onları oradan kimse silemez. Üstelik oraya kaydettiği şeyleri bize de göstermez. Bir yandan göstermezken, bir yandan da bundan sonra yaşayacağımız her şeye o yazılanların kokusu siner.