Uçak korkusu yüzünden en uzun mesafelere bile karayoluyla giden biri olarak, bir uçağın içinde kalp krizi geçirerek ölmüştü. Korkularımızda haklı mıydık yani? Yoksa bizi asıl öldüren bizzat korkunun kendisi miydi?
Çok eskiden, tarih kadar eski bir zamanda, bir yerlerde öyle büyük bir boşluk açılmıştı ki, kaybını kaldıramayacaklarımın varlığına da tahammül edemez olmuştum belki de. Ben terk edilmekle erken tanışmıştım çünkü.