Düzenbaz. Oyunbaz serisinin ikinci kitabı nefes kesici bir şekilde devam ediyor. İlk kitapta 6 erkekle bir evde tutsak kalan Ahsen kader ortaklarıyla birlikte kameranın arkasında onların her hareketini izleyip onlara psikolojik işkence eden Ölüm'e rağmen umutla hayatta kalmaya çalışıyorlardı . Bu kitapta da öyle ama Ölüm oyununun dozunu gitgide arttırıyor ve işler çığrından çıkıyor. İlk kitapta bazılarının neden bu evde olduğunu ve Ahsen'in ise kişisel hatta duygusal bir sebepten orada bulunduğunu öğrendik ikinci kitapta ise Ahsen'in hafıza kaybı yaşadığını ve bu yüzden Ölüm'ü yanı Kıyı'yı hatırlamadığını öğreniyoruz.
Kitap yine psikolojik açıdan çok iyi işlenmişti . Ahsen'in içsel çatışmaları ,her şeye rağmen umutla davranması, pes etmemesi yanı sıra Ahsen'in gözünden okuyor olsak da diğer karakterlerin psikolojik sınanmışlıkları ve olaylara karşı olan karakter değişimleri de çok güzel işlenmiş. Mete'nin cidden bir abi gibi yaklaşması , Gökhan'ın Ahsen'e bir dost olması , Sarp'ın Ahsen canı sıkkınken yemeklerini ona vermesi , Kutay'ın hep ortamı sakinleştirmesi , Egemen'in Ahsen'in geçmişini öğrenince yargılamaması ... Özellikle Çağrı'ya genelde bir kesim gıcık olmuştu ilk kitapta ancak kendi yaşadıklarını anlattıktan sonra ve Ölüm'ün Gökhan'a ve Çağrı'ya verdiği o iğrenç görev sonrasında yaşadığı sessizleşmeyi okumak içimi burktu. Ahsen'e bir görev veriliyor görev 6 erkekten birini seçip onunla bir gece geçirmesi isteniyor yani anladınız siz. Ahsen eleye eleye aralarından Egemen'in odasına gidiyor ama işler Ölüm'ün istediği gibi gitmiyor tabi ki . Çünkü Egemen duygularıyla değil mantığıyla karar veriyor ki doğru olan da buydu sanırım . Buna karşılık bambaşka bir teklifle geliyor Ölüm. Ölüm'le bir gece. Ahsen'in darmadağınık olan psikolojisinin üstüne bu teklif