Ahmet Eren Cebeci

Ahmet Eren Cebeci
@sessizjohn
haytanın biriyim ben bunu bilsin insanlar
Bazen kırların ortasında duruluyor, lokomotif için civar korulardan odun kesmek iktiza ediyordu. Böyle aralarda, lazım olduklar için trenciler Mehmetçiklere biraz evvel küfür ettiklerini unutmuş gibi yalvarıyorlardı. Bizim millet kadar yalvarmaya dayanamayan millet olmaz, Türk köylüsü kendisinden bedava iş istenmesine alışmıştır. Bunu ekseriye sopa ve küfürle yaptırdıkları için yalvarmak pahalı bir ücret yerine geçer.
Sayfa 220·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Millete vaat ettiklerini vermeyen hükümetlerin harbe bir avutma çaresi olarak başvurdukları söylenir. Millete vaat ettiğini vermeden ondan canını istemek fena bir alışveriştir. Yapana "tüccar" bile demezler, "dolandırıcı" derler.
Sayfa 155·Kitabı okudu
"Gene de muharebeye mi gitmek istiyorsun?" "Evet..." "Niçin?" "Bulgar ordusunda papazlar varmış. Sen duydun mu?" "Duydum." "Biz de Müslümanların papazlarıyız... Sen bir Bulgar zabitinden aşağı kalırsan belki ayıp olmaz ama, ben bir Bulgar papazından geri kalırsam günahtır." "Bana da ayıp... O nasıl söz hocam? Ayıp olmaz mı?" "Onlar çocukları süngülemişler. Sen yapabilir misin?" "Yapamam... Çocukların ne kabahati var?" "Murat mı gözünün önüne gelir?" "Tabii..." "Ama ben çocukları süngületirim. "Şaka ediyorsun!" "Hayır. Ciddi söylüyorum. Bulgar papazı süngületti ya..." "Hiçbir şey anlayamadım." "Kana bakabilir, kurban kesebilirsin ama, yufka yüreklisin. Ben bunları yapamadığım halde gaddarım. Bunu birdenbire hissetmek utanılacak bir şey..." "Sen mi gaddarsın? Kendine iftira ediyorsun." "İftira olur mu? Baksana, elli beş yaşıma gelmişim, hâlâ bekarım oğlum! Gavurların papazları da evlenmezlermiş... İnsanlar tek başlarına yaşaya yaşaya canavar oluyorlar... Bunu ben geç anladım... Budalalık etmişim. Her budalalığın bir cezası olmalıdır. Gideceğim."
Sayfa 152·Kitabı okudu
Uzun müddet istibdatla idare edilen bahtsız memleketlerin tarihlerinde Balkan Harbi gibi acayip vakalar daima görülmüştür. İstibdat, dünya üzerindeki bütün meziyetleri -kurnazlığa varıncaya kadar... çünkü kurnazlık da bir çeşit meziyet sayılmaya başlar- müstebite mal ederek yasar. Meziyetler ancak müstebite mal edildikten sonra ondan millete geçerler. Ve mutlaka millette de mevcut sayılırlar. Müstebit, Allah tarafından milletin başına kondurulmuş bir devlet kuşudur. Onun sayesinde yaşanır, onun sayesinde mesut olunur, onun her şeyin hakkından geleceği, bütün dünyaya kılıç çekip bütün dünyayı yeneceği şüphesizdir. Ona itaat eden bir millet bütün bu ilahi meziyetlere sahip olmuş demektir. Ona itaat etmeyenler ise birtakım vatan hainleri, bozguncular, dinsizler...
Sayfa 141·Kitabı okudu