mazi denen yara kabuk bağlar fakat her daim kanamaya meyillidir.
onu meyleden şeyin biçimini kendisini müdafaa edebilecek kadar bilemez zihin, herkese farklı görünmek huyudur. her gün binlerce insanın geçtiği sokakta ilk günkü gibi taze ve canlı duran o ayak izi, hangi istikametten esen ince rüzgarların bir türlü başka şehirlere taşıyamadığı o koku, beş saniyeden uzun bakıldığı takdirde her köşede belirmesi mümkün olan o gölge ve her güzel şeyin bir nebze benzediği o gülüş bıçağı olmaya adaydır bu yaranın. üstelik bir usta tarafından senelerce durmadan bilenmiş bir aletten daha keskindir, öyle ki öpse bile kanatır.