john saul okuyucuyu daha çok gerebilmek adına kitabın dünyasından zeka kavramını silmiş, tüm karakterler 54 kromozom semiz otu kıvamında. hoş, amacına ulaşıp gerdi fakat korkudan değil sinirdendi bu. eğer hayatımda yeterince embesil yok, biraz daha görmek istiyorum derseniz üç kişiyi kaçırmış sapık bir psikopatın yanına sopayla giden koca yürekli kara arkadaşımızı deneyimleyin derim. bunların haricinde sürükleyici bir kitaptı, kafa dağıtmak istiyorum ama aşk romanları ve cıvıl cıvıl karakterler bayıyor diyorsanız mutlaka bakın.
ben onun münzevi kalbine uzaklardan seslenmek için, kulaklarının içine en güzel hislerimi fısıldıyorum. sonra dudaklarımı yanaklarının üstüne koyuyorum. yüzü yanıyor, o kadar yanıyor ki, biraz sonra kül olup dağılmasından korkuyorum. sonra ince bir ıslaklık. hafif bir titreme. gözlerinin içine bakıyorum, karanlık.
soruyorum: ağlıyor musun?
gözlerini yumuyor.