insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak, ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
inanalım
soğuk mevsimim başlangıcına inanalım
inanalım düş bahçelerinin yıkıntılarına
işsiz, devrik oraklara
ve tutsak tohumlara
bak nasıl bir kar yağıyor...
ben nereden geliyorum?
anneme dedim ki: "bitti artık!"
hep düşündüğünden önce gerçekleşir olacak olan
gazeteye başsağlığı ilanı vermeliyiz
selam ey yalnızlığın garabeti
odayı sana bırakıyorum