mutlu ölüler
kederli ölüler
düşünceli, sessiz ölüler
iyi huylu, iyi yiyimli, iyi giyimli ölüler
belirlenmiş zamanların duraklarında
ve geçici aydınlıkların şüpheli ikliminde
ve beyhudeliğin çürük meyvelerini satın almanın şehveti
ah...
hayat belki
bir kadının her gün filesiyle geçtiği uzun bir caddedir
hayat belki
bir adamın kendini dala astığı iptir hayat belki
okuldan dönen bir çocuktur
hayat belki
iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır
ya da
yoldan geçen bir başkasına
şapkasını kaldırarak anlamsız bir gülümseyişle
"günaydın" diyen adamın
şaşkınca karşıya geçişidir
insanlar
düşmüş insanlar güruhu
lanetli cesetlerinin ağırlığı altında
yılgın, yorgun ve şaşkın
gurbetten gurbete koşuyordu
cinayetin acıtan isteği
avuçlarında kabarıyordu
bir kıvılcım, ufacık bir kıvılcım bazen
ansızın
bu suskun, cansız kalabalığı içten parçalıyor
birbirine düşürüyordu
erkekler, birbirinin gırtlağına bıçak saplıyor
kandan bir yatağın ortasında
buluğa ermemiş kızlarla
yatıyordu
onlar, kendi vahşetlerine gömülmüştü
ve ürkütücü günahkârlık duygusu
kör ve budala ruhlarını
felç etmişti