İrisleri kırmızıyla döşeli,
teninde dantel izleri...
Ağzının üzerinde bir örümcek
örüyor suskunluğu salyasıyla;
ipek ağın ardından kıpırdayan dudakları
çıkrıkçı kızın ses vermiyor yatık zamanda.
Kuşlar bu kızın kulağında küpedir; kulağı kesik kuşlar, su kuşları ve ürkünç uçuşları...
Kayalıklarda oyulmuş gömütler,
kızın hayatını eğik kılmış bir kez,
geçmiş yığılmış da örümcek ağının ardına,
Ağzının içi bir yığın taş, çim, acı...