Adı:
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
133
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944889599
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık
400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Yeter ki Sonu İyi Bitsin’de farklı sınıflardan iki gencin aşk öyküsünü konu alır. Oyun bir aşk serüveni ile taşlama arasında gidip gelir. Yazarın öteki komedyalarındaki neşeli çıkışlar, eğlendirici ezgiler, danslar, duygulu aşk sahneleri, oyun içinde oyun ve cümbüşlü geçişlere rastlanmaz. Kişilerin tutum ve davranışları da alışılagelenden farklıdır. Bu eserin Shakespeare oyunları arasında bir sorun komedyası olarak ayrı ve önemli bir yeri vardır.
133 syf.
·3 günde
" Yeter Ki Sonu İyi Bitsin " başlığıyla dilimize çevrilen eser, William Shakespeare ait beş perdelik bir tiyatro eseridir. Tercüme eden Özdemir Nutku'nun önsözde değinmiş olduğu bilgiler ışığında, oyunun yazılış ve oynanış tarihi üzerine herhangi bir kanıt bulunamamasına rağmen, yapılan araştırmalar değerlendirilerek, oyunun aşağı yukarı 1602-1604 yılları arasında yazılmış olabileceğini öğrenmekteyiz. Oyunun türü komedyadır. Ama eserde Shakespeare, güldürmekten ziyade düşünmeye sevk etmekte seyirciyi. Çünkü eserin konusu; bir erkeği deli gibi seven bir kadının, tam kavuştum muradıma hasıl oldum derken, nasıl yüz üstü yapayalnız bırakıldığını anlatmaktadır.
İnsanoğlu yaşamı boyunca hep bir arayış içerisindedir. Kimisi Hermann Hesse'nin Siddharthası gibi, variyetten vaz geçip özüne arif olmak ister. Kimisi de huzurlu ve mutlu olmak, kendince doğru bildiği yolda yürümek ister. İnsanoğlu sık sık yanlış yollara sapsa da, en nihayetinde doğru yola erişir. Bütün bunların hepsi sağlam bir karakter ve sarsılmaz bir irade ile mümkündür. Birey istediği kadar, zihninin aymazlığında kaybolsun, acı çeksin. Acı çektikten sonra, doğru yolu bulması kaçınılmaz bir sondur.
Bu oyunda da kahramanımız Bertram kralın baskısıyla soylu olmayan ama ünlü bir doktorun kızı olan Helena ile evlenmek zorunda bırakılır. Bertram kibri ve deneyimsizliği yüzünden, cinsel dürtülerinin ve yanlış dostlarının kurbanı olur. Üstelik Helena'yı soylu bir kana sahip olmadığı için, aşağılar ve terk eder. Zavallı Helena bütün hakaretleri sineye çekerek, sevdiği erkeğin de kendisini sevmesi için elinden ne gelirse ardına koymaz. Çünkü bütün varlığını Bertram'a adamıştır. Nitekim şu satırlarda, Helena'nın Berttam'a karşı hissettiği derin sevgi gün yüzüne çıkmaktadır.
" Benim için her şey bitti artık.
Bertram'la birlikte hayatım da gitti.
Bu, tıpkı gökteki parlak bir yıldızı sevip
Onunla evlenmeyi düşünmek gibi. "
Düşünüyorum da neden, insanlar sevilmediği ve onurları zedelendiği halde, bile bile koşulsuz sevmeye tabii olurlar. Aşk, onurlarından üstün müdür? Yada aşk her türlü yanlışı affeder mi? Kim bilir. Aşk mı, onur mu? Sizce hangisi kazanacak? Yada ikisi birbirini dengeleyerek, mutlu sona mı ulaşılacak. Öğrenmek istiyorsanız, okumalısınız!...
Shakespeare'in okumuş olduğum ikinci eseri olmasına rağmen, derin anlam ifade eden sözlerini bulunduğum her ortamda ifade eder oldum. Dikkatimi çeken bir unsur da, Jane Austen'in kitaplarında sezinlediğim nüktedanlık, Shakespeare'in kitaplarında yoğunlukla hissedilmekte. Zaten Jane Austen Shakespeare'den fazlasıyla etkilendiğini ifade eden sözlerini " Mansdield Park " adlı kitabında okurlarına yansıtmıştı.
Değerli okurlar, benim Shakespeare'in kitaplarına olan ilgim artarak devam etmekte. Benim hissettiklerimi hissetmeniz adına Shakespeare okumanızı tavsiye ederim...
160 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Oyun ,kısaca anlatmak gerekirse, ünlü bir doktorun kızı Helena ile Kontes Rousillon'un oğlu Bertram'ın çevresinde gelişir. Helena, Bertram'a âşıktır ama duygularına karşılık bulamaz. Ancak genç kız pes etmeyip, Bertram'ın gönlünü kazanmak için zekice bir plan hazırlar.Gayet akıcı ve güzel bir kitap. Bir solukta bitirdim, okurken hiç sıkılmadım. Shakespeare'in en sevdiğim oyunları arasında yerini aldı.Açıkçası oyun boyunca Bertram'la pek bir bağ kuramadım.Benim için hep yarı karanlıkta bir karakter olarak kalacak. Ne var ki Helena için aynısını söylemem mümkün değil. Shakespeare'in yarattığı en bilinçli, en ateşli kadın karakter olduğunu söylersem abartmış sayılmayacağımı umuyorum.
133 syf.
·Puan vermedi
Farklı sınıflarda -soyluluk- bulunan ve tek taraflı başlayan bir aşk serüveni. Ahlaksal değerlerin davranışlar ve olayların üzerindeki etkileri.
İyi-kötü, doğru-yanlış gibi keskin çizgiler yoktur hiçbirimizde. Shakespeare bu duruma; 'yaşamımızın dokusu karmakarışık bir masal' diyor. Bu eserinde de kalıp kutuplaşmaların aslında olamayacağı, olumlu ve olumsuzlukların iç içe geçtiği bir insanlığın, düşüncenin olduğunu vurguluyor.
Kitabı okurken, sevginin, değerlerin, erdemin, aidiyetliğin, yitirmenin değişkenliklerini okuyoruz.
Karakterlerin kararsızlıkları, kusurları, zayıflıkları alışmadığım bir tatta Shakespeare gibiydi. Hiç kimse ne tam bir soylu, ne tam bir aşık, ne sonuna kadar erdemli, ne tam her şeyi doğru, ne de yanlışlıklarla dolu tamamen. Sanırım tam da bizler gibi, karakterlerden çok gerçek insanlar gibi, tüm zıt olguların harmanlandığı gerçekte yaşam dediğimiz olgular gibi.
133 syf.
·Beğendi·6/10
Sitedeki ismiyle yahut Sonu İyi Biterse; neden böyle olduğunu hiç düşündünüz mü peki dostlar? Yazılma amacı komedi iken neden bir anda Trajedi diyebileceğimiz alana dönüştü hiç düşündünüz mü? O halde gelin bu kısmı da ben açıklayayım sizlere. (Benden önce başkası açıkladıysa bir şey diyemeyeceğim)
İlk belgesi olan sahneye konulma 1741de ve sonraki 1742dedir. 1742de Drury Lane Kraliyet Tiyatrosunda sahneye konulduğu zaman oyunun şansssızlık getirdiği adı ortaya çıkmıştır. O sahneye koyuşta Helena rolünü oynayan aktris bayılınca yerini başkası almış ve kral rolünü oynayan aktör de bayılıp sonra ölmüştür.
Tabi kitabın finalinde sizleri bir olumsuzluk beklediğini de söyleyebilirim ama gidip de finali söyleyecek halim yok. Tek ipucu şu olabilir: Bertram ve Helena arasındaki nefret, nasıl sevgi oldu? Bu hem soru hem cevap. Cevap da tek satır. Bu mantık hatasını aldığınızda kitabın neden hem dışarıda hem de ülkemizde çok fazla tutmadığını da anlayacaksınız. Keyifli akşamlar dilerim..
133 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Shakespeare'in diğer oyunlarına kıyasla oldukça farklı bir yapısı var bence fakat oldukça sürükleyici olduğunuda inkar edemeyeceğim.Bir sorun komedyası olarak diğer Shakespeare oyunlarından ayrı bir yerde tutulmalı.Helena ve Bertram'ın aşk hikayesini seveceğinizi düşünüyorum.
133 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Artık yaşlılar daha olgun veya daha anlayışlı değil, bu apaçık. Dahası dünya üzerindeki fenalıkların, mesela oyunda geçen pızitif değerlerle çelişen, çarpık vesire durumların ekseriyetinin müsebbibi yaşını almış insanlat artık.
Oyuna geçersek; evde, yatakhanede, teneffüs arasında, hem karşılıklı hem de kendi içinizde tek oturuşta tek okumada, kısacası bir lokmada tüketebileceğiniz enfes bir ziyafet YSİB.
Cümleler hızlıca okunabiliyor, hayali bir dünya ama bununla birlikte yaşadığımız dört bir tarafın fotoğrafı YSİB.
Herkesi sev, azına güven, haksızlık etme hiç kimseye,
Kaba güçle değil, zekânla çık düşmanın karşısına.
Kendininmiş gibi savun dostunun hayatını,
Gevezeliğin için değil, suskunluğun için kızsınlar sana.
William Shakespeare
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası
Bununla birlikte, çok sık görülmüştür
Donuk bir aklın süslü budalalığa hizmet ettiği.
William Shakespeare
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası
Ama çok geç gelen sevgi,
Yavaş yavaş taşınan pişmanlık gibi,
Sevilen için çok acı bir şeydir,
" Giden iyidir " diye ağlamayı gerektirir.
Önemsiz bir fiyat biçeriz sahip olduğumuz ciddi şeylere,
Onları tamamen kaybetmeden anlayamayız değerlerini.
Gönül kırmak daha çok kendimize haksızlıktır,
Önce sevdiklerimizi yok eder, sonra da ağlatır bizi
Küllerinin ardından.
William Shakespeare
Sayfa 120 - Türkiye İş Bankası
Çoğu kez kendimizdedir derdimizin devası,
Oysa göklerde ararız hep yerde bulacaklarımızı.
Göklerdeki yazgımız bir fırsat verir her zaman,
Ama biz akılsızsak, geri çeker planlarımızı.
William Shakespeare
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası
Yaşamımızın dokusu karmakarışık bir masal, iyiyle kötü yan yana, eğer yanlışlarımız onları kırbaçlamasaydı erdemlerimiz gurur duyardı ve eğer erdemlerimiz onları bağrına basmasaydı suçlarımız umutsuzluğa kapılırdı.
William Shakespeare
Sayfa 94 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
133
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944889599
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Yeter ki Sonu İyi Bitsin
Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık
400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Yeter ki Sonu İyi Bitsin’de farklı sınıflardan iki gencin aşk öyküsünü konu alır. Oyun bir aşk serüveni ile taşlama arasında gidip gelir. Yazarın öteki komedyalarındaki neşeli çıkışlar, eğlendirici ezgiler, danslar, duygulu aşk sahneleri, oyun içinde oyun ve cümbüşlü geçişlere rastlanmaz. Kişilerin tutum ve davranışları da alışılagelenden farklıdır. Bu eserin Shakespeare oyunları arasında bir sorun komedyası olarak ayrı ve önemli bir yeri vardır.

Kitabı okuyanlar 168 okur

  • Eylül Balcı
  • Reçel'in Günlüğü
  • Nur Güney
  • Kübra Türkyılmaz
  • Cansu coşkun
  • Marinette
  • İrem
  • Hayata Uyanmak
  • seda
  • Zuhal Arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%6.3
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%18.8
35-44 Yaş
%21.9
45-54 Yaş
%18.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.1
Erkek
%50.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.9 (23)
9
%14.1 (9)
8
%23.4 (15)
7
%10.9 (7)
6
%6.3 (4)
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%1.6 (1)
2
%0
1
%3.1 (2)