"Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin."
"Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor."
Birisi bana: "Senin baban iyi bir adam mıydı?" diye sorsa verecek cevap bulamazdım.
Çünkü iyiliği ve fenalığı hakkında bir fikir sahibi olacak kadar onu tanımıyordum.
Babam benim için yalnız "baba"dedikleri mücerret bir mefhumun insan şeklinde görünüşüydü.
Maria, bana eğilerek yavaş bir sesle fakat tane tane :
"Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırırsan gelirim..."dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım. O da bir an durdu ve ilave etti:
"Nereye çağırırsan gelirim!"