Sevaland

Sevaland

, bir kitap okudu
Puan vermedi·488 syf.·
2025 12. kitabı
Selvi Atıcı
8.4/10 · 359 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·592 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 22:42
Bazı kitaplar vardır okurken insan hissediyor ki , yazar, sırf okunsun diye bazı olaylar yazımış, kitap abartıldıkca abartılsın diye olayları allayıp pullayıp servis etmiş diye. Ancak bazı kitaplarsa aynen Onsra gibi hissettirir; sanki yazar elini klavyenin üzerine koymuş ve o evrendeki olayları aynen bizler okuya bilelim diye yazıya dökmüştür. Gökçen Koçan’ın Opia hikayesini okumuştum ve Onsra kadar olmasa da çok sevmiştim. Dolaşırken başka hangi hikayesi tamamlanmış diye bakıpta Tutulmayı bulmuştum ancak konusunu okuyunca sevemem ben bu konuyu diye düşünüp okumamıştım. Ancak yazın o hikayenin konusunu unutup başlamıştım okumaya ve sevmediğim olaylar olduğunda bile nasıl güzel yazıpta insana hikayeyi ve oradaki karakterleri sevdiriyor diye hayran kalmıştım. Hala daha o karakterleri düşünürken kalbimin nasıl ısındığını hissedebiliyorum. İnşAllah bir gün o kitapları da kitap halleri ile okuruz. Çünkü aile gibi hissettiren kitapları okumayı seviyorum ve heleki bu aileler gerçeklerle bu kadar içiçeyse. Kısacası Gökçen Koçan geldi sevdiğim yazarlar köşesine kondu. Onsra hakkında konuşmaya geçelim dersekte burada inceleme yazmayalı o kadar çok oluyor ki ne desem boş kalacak bir kitap için parmakları klavyeye koymaya karar verdim. Sadece düşünce duygularımı yazacak olsam bile spoiler içerebilir, dikkat ediniz. Oof mu desem, ah mı desem, ay mı desem, yaaa mı desem diye arada kaldığım bir seriyi okuyup bitirdim. Seri kitapları tamamlandıktan sonra peşpeşe okumayı sevdiğimden Onsra serisini beklettim de beklettim. Bekledikce sabırsızlanmış olsam bile değdi ve ben bütün bir seri hakkında buraya yazmaya geldim. İlk kitap ve son kitap benim için mükemmeldi. Kimsesi olan kimsesizler Jülide ve Alp Aslan bir barda karşılaşır. Jülide barut kokusuna koşmuşken Alp Aslan şahsi
Onsra 4 - YâdGökçen Koçan · Dokuz Yayınları · 2024189 okunma
Kahrolduğumdan kitabı bitiremiyorum...
Ocağın ateşiyle mumları tutuşturduktan sonra pastayı masanın ortasına bırakıp tam karşısına oturdum. Yüzüme 'Ne mana? dercesine bakıyordu. Biliyordum ki, kutlama diye takıldığımdan beri Alp Aslan'ın da içinden bu soruyu sorduğu çok zaman olmuştu. Pastanın iki yanında şaşkınca duran ellerini kendime doğru çektim. Sol eli, sağ elimin altında kalırken, benim sol elim de onun sağ elinin altında kaldı. "10 Kasım'ı kutlayacağız." dedim, sessiz sedasız. "Bu pasta senin ve İmre'nin." Oturduğum yerde bedenimi dikleştirdim. "Ben Imre'nin yerine vekaleten üfleyeceğim." Parlak yeşil gözleri pastanın üzerindeki melek figürüne takılırken "Melek," diye fısıldadı. Ardından, gözleri usulca kahvelerime tırmandı. "Annesi de bir melek." "Senin meleğin," diye mırıldandığımda, burnumun sızısı çoktan artmaya başlamıştı. "Hadi," diyerek, gözlerimle usul usul eriyen mumları işaret ettim. "Bir dilek tut, gerçeğimiz olsun." Ne diledi, bilemiyorum. Hiç sormadım. Ben, siyah mumu, Melih'se beyaz mumu inançla, gözlerimiz yumulu bir vaziyette üfledik. İki yaralı çocuk olup, birbirimizi tam etmeye çalıştığımız anların birindeyken, Melih'e ilk kez mum üflettiğim, büyülü olduğunu hiç fark etmediğim o 2008 senesine ışınlandım. Başım minnetle, elimin altındaki sağ elinin üstüne kapanırken, aynı aidiyetle onun başı da benim üstte kalan elimin üstüne kapandı. İçini çekerek "Ben ne yaptım da üçüncü bir anneyi hak ettim?" diye sorduğunda, parmaklarımızın arasına ikimizin de birer damla gözyaşımız çoktan karışmıştı. Evlat oldum, istenmedim. Yâr olduğumu zannettim, sevilmedim. Sonra bir an geldi. Uğruna hayatımı gözden çıkarabileceğim bir kokunun peşinde sürüklendim. Yelkovan kuşu olup, kokuyu takip edip kendimi buldum, yuvamı kurdum. O andan sonra gerçek bir evlat, kardeş, yår ama en çok anne oldum...
Sayfa 480·Kitabı okudu
İntikamın sıcağı ya da soğuğu olmaz. Zehir aynı zehirdir ve geçtiği her bir damarı kurutmakla yükümlüdür.
Sayfa 245·Kitabı okudu