sevcan arslan

Puan vermedi·160 syf.··
2023 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2023 10:19
Ülker Abla ismi size de tanıdık geldi mi? Ya da bir haberi hatırlattı mı? Aslında çoğumuz Ülker Abla’yı tanıyoruz. Hatta bazılarımız görmüş bile olabilir. Bazen pompalı bir tüfekle öldürülen kadının yüzünde bazen de ailesinin şiddetinden kaçmak için evlenip kocasından darbeyi yiyenlerde… Ülker Abla romanı Seray Şahiner’in Türk Edebiyatında kadın imgelemini güçlü bir kalemle ve keskin bir mizah duygusuyla ortaya çıkardığı bir eseridir. Ülker kocasından gördüğü şiddete artık dayanamaz ve bir gün evi terk etmesiyle birlikte serüveni başlar. Kimi zaman hastanelerde, kimi zaman yollarda hatta parklarda hayata tutunmaya çalışan Ülker, bizlere hayatın gerçek yüzünü tokat atar gibi gösterir. Daha çok sitemkâr bir dille yazılmış olan Ülker Abla romanı bir nevi günlük niteliği de gösterir. Ülker abla bizlere karşı ders verir gibi konuşur. Kısmen sokak ağzına sahip olan Ülker’in alaycı ve küçümseyici bir dili vardır. Mizahı da epey yüksektir. Bizleri sorgulamaya iter. Ülker Abla’yı okurken kitap okumaktan ziyade sohbet ediyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ülker bana biraz da olsa ukala gibi gelmişti. Romanda karakterimizin bazı yerlerde kendini öteki olarak gördüğünü ve toplumdan soyutlandığını görürüz. Kimi yerlerde ise kendi kendine konuşur. Hayattaki renkleri hastanedeki ilaçlarla bağdaşlaştıran Ülker Abla, hastanedekiler tarafından da pek sevilmez. Koşullu sevgidir onlarınki. Kadın ve kadına şiddet konusunu içeren bu roman istisnasız herkes tarafından muhakkak okunmalı! Bir kadın olarak hayatta kalmanın ve en önemlisi yaşamanın bile bizler için ne kadar zor olduğunu anlamalı…
Edebiyat
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,418 okunma
Reklam
İstanbul’un Çengeline Takıldım
Puan vermedi·64 syf.··
2023 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2023 15:52
Anı kitaplarını okumayı çok seviyorum. İnsanları, etrafta olan-biteni anlamak açısından yardımcı olabileceğini düşünüyorum. İstanbul’un Çengeline Takıldım için her ne kadar öykü kitabı denilmişse de içerik olarak anılarla oluşturulmuş. Yazarın hayatından parçalar da görebileceğimiz bu eser bir çocuk öyküsü. Uzman psikolog yorumlarıyla da onaylanmış bu kitap 64 sayfadan oluşuyor. Kitabının adının nereden geldiği ise en çok merak ettiğim şeylerden biri olmuştu. Cevabını ise ilerleyen sayfalarda bulmuştum. Okurken kendinizi adeta çocukluğunuzdaymış gibi hissedeceğiniz, yazarın geçmiş hatıralarıyla özdeşleşebileceğiniz bir öykü. Çocuksu merak ve saf duygular, masumiyet kitapta öne çıkan duygular arasında. Dünyayı anlamlandırmaya çalışan yazar soruları da çocuksu bir söylemle cevaplamış. Fakat kitapta hayatın fazla iyimser anlatıldığını düşünüyorum. Bir nebze de olsa reailst olunmalıydı ki çocuklar bazı şeylerin anlatıldığı gibi olmadığını gördüğünde bunların bir yalan ya da hayal ürünü olduğunu düşünmesin. Kitapta birkaç sözcük hatalarına ve noktalama işaretlerinde yanlışlara denk geldim. Değinmek istediğim bir diğer konu ise öykülerin başlıkları. Başlıklar oldukça ilgi çekici ve anlatılacak olanlar hakkında ipucu veriyordu, uyumluydu. Yazar ara sıra yapmış olduğu hataları da anlatarak çocuklara bu şekilde öğütte bulunmuş ve onlara doğru yolu göstermiştir. Ayrıca her bir öyküde yeni bir bilgi de öğreniyoruz. Kitabı okurken yazar gibi hiçbir zaman durup etraftaki güzellikleri, yaşadığım çevreyi daha önce gezmediğimi ve buranın tadını çıkarmadığımı fark ettim. Kitapta takıldığım bir diğer yer ise kalori kelimesi. Çocuklara bu kelimenin ne demek olduğunu doğru bir üslupla anlatılmalıdır. Yoksa istemsizce tabir-i caizse çocuk aklıyla, ya diyete girerler ya da daha fazla
Edebiyat
İstanbul'un Çengeline TakıldımAsiye Arslan Kamaloğlu · Cağaloğlu Yayınevi · 20234 okunma