Anı kitaplarını okumayı çok seviyorum. İnsanları, etrafta olan-biteni anlamak açısından yardımcı olabileceğini düşünüyorum.
İstanbul’un Çengeline Takıldım için her ne kadar öykü kitabı denilmişse de içerik olarak anılarla oluşturulmuş. Yazarın hayatından parçalar da görebileceğimiz bu eser bir çocuk öyküsü. Uzman psikolog yorumlarıyla da onaylanmış bu kitap 64 sayfadan oluşuyor. Kitabının adının nereden geldiği ise en çok merak ettiğim şeylerden biri olmuştu. Cevabını ise ilerleyen sayfalarda bulmuştum.
Okurken kendinizi adeta çocukluğunuzdaymış gibi hissedeceğiniz, yazarın geçmiş hatıralarıyla özdeşleşebileceğiniz bir öykü. Çocuksu merak ve saf duygular, masumiyet kitapta öne çıkan duygular arasında. Dünyayı anlamlandırmaya çalışan yazar soruları da çocuksu bir söylemle cevaplamış. Fakat kitapta hayatın fazla iyimser anlatıldığını düşünüyorum. Bir nebze de olsa reailst olunmalıydı ki çocuklar bazı şeylerin anlatıldığı gibi olmadığını gördüğünde bunların bir yalan ya da hayal ürünü olduğunu düşünmesin. Kitapta birkaç sözcük hatalarına ve noktalama işaretlerinde yanlışlara denk geldim. Değinmek istediğim bir diğer konu ise öykülerin başlıkları. Başlıklar oldukça ilgi çekici ve anlatılacak olanlar hakkında ipucu veriyordu, uyumluydu. Yazar ara sıra yapmış olduğu hataları da anlatarak çocuklara bu şekilde öğütte bulunmuş ve onlara doğru yolu göstermiştir. Ayrıca her bir öyküde yeni bir bilgi de öğreniyoruz.
Kitabı okurken yazar gibi hiçbir zaman durup etraftaki güzellikleri, yaşadığım çevreyi daha önce gezmediğimi ve buranın tadını çıkarmadığımı fark ettim. Kitapta takıldığım bir diğer yer ise kalori kelimesi. Çocuklara bu kelimenin ne demek olduğunu doğru bir üslupla anlatılmalıdır. Yoksa istemsizce tabir-i caizse çocuk aklıyla, ya diyete girerler ya da daha fazla