Orada seni unuttuklarını bilirsin, artık yabancısındır, bu denizde herkesin tekmelediği bir deniz kabuğusundur. Böylece orada kalırsın, o sıcak, ıslak ormanlarda bataklığa gömülür heba olur gidersin.
Öylece durdum ve gökyüzüne baktım; kendimi yukarıdan sıcak suyun döküldüğü bir banyoda gibi hissediyordum, elimi yıkayan tek şey o beyaz ışıktı, omuzlarıma başıma yumuşacık dökülüyor ve bir şekilde sanki içime işliyordu, çünkü içimdeki bütün karanlıklar birdenbire aydınlanmıştı. Özgürleşmiş gibi nefes alıyordum; arınmış, bir anda saadete kavuşmuştum; yumuşak, mayalanmış, hafifçe sarhoş eden havayı, içinde meyvelerin nefesini, uzak adaların kokusunu taşıyan havayı.