Zihininde günün gündemi. Her zaman böyledir, derbeder görünür gerçi ama bir iç düzeni vardır onun. Hani masanın üzeri karmakarışık; kitap rafları, dolaplar, sehpa üzerleri tıklım tıklım kitap, kâğıt, dosya vb. olan çalışma odaları vardır. Ve bu odaların tek başına çalışanları. O kalabalık, o düzensizlik, o ıvır-zıvır arasında aradıklarını şıppadalak bulurlar.
Arkalarında kalan küçük taş ev, gölgelerin arasına karıştı. Yalnızdı fakat terk edilmemişti. Hayatın neşesiyle, hayaller ve kahkahâlârla henüz işi bitmemişti.
Dizeler ve dörtlükler, bir şiirin sadece giysileridir. Fırfırlarla büzgülerinin sen olmaması gibi, onlar da bir şiiri tanımlamazlar. Gerçek şiir, içlerindeki ruhtur ve bahsettiğim güzellik de henüz yazılmamış bir şiirin ruhu. İnsan, şiire ait olan bir ruhu her gün göremez.