İş hayatından daha büyük mektep, tecrübeden daha büyük ders, ihtiyaçtan daha büyük mürebbi, tecessüsten daha büyük öğretmen, muvaffakiyetten daha büyük diploma olur mu?
Senin için mesele, (C...)’nin tayyöründe belden kalçaya
kadar inen zarif çizgi üstündedir, kumaşı aynı terziye verdiğim zaman, buna bir de kupu yaratanın şöhret büyüsü katılıyor. İşte o kadar. Demonun sana hayrandır.
Fakat ben?
Ben o çizgiyi dizlerine, ayaklarına kadar indirdikten sonra, belki zaruri, fakat eksik bir tekâmülün izleri üzerinde evvela beş asır geriye, sonra da beş asır ileriye doğru uzatıyorum. Geride, ışık çağı sanılan bir yeniden doğuşun başlangıcında, senin yarınki felaketini hazırlayan karanlık istikametin hareket noktalarını görüyorum. Bu, maneviliğin şimdiki bozgununu hazırlayan ahmakça bir tabiata dönüşün ilk devreleridir. Asırlar sonra, zamanımızda, şehirleri geceleyin nura boğan elektriğin ruhlarımızdaki karanlığı arttıracağını sezemeyen bir çağın emekleme yıllarında, bu çizgi, varış değil, kalkış noktasını buluyor.
Beş asır sonraya gelince...