Tacettin Paşa'yı birtakım adamlar, bir gece, sabaha karşı konağa ölü getirdiler.
Paşa babası böyle apansız ölünce Nermin, o zamana kadar dünyada varlığından tamamıyla habersiz yaşadığı fakirlikle yüz yüze gelmekle kalmadı, alacaklıların borçlu bir eve nasıl saldırdıklarını, yağma eder gibi her şeyi nasıl kapıp götürdüklerini, arkada bıraktıkları sefil boşlukların insanın içine nasıl dayanılmaz bir umutsuzluk saldığını da dehşetle gördü.
O zaman bu zamandır dengeli kişiliğinin ruh gücündeki en yalınkat yön, yaşama zorluklarına karşı hiç beklemediği bir anda güvensiz kalmak korkusuydu.