Sevde Taşçi

1 gece #2
Bir evdeydim kimin evi bilmiyorum ama sanırım bir arkadaşımındı. Kız bir arkadaşımın. Ona zarar vermek isteyen bir erkek vardı. Bu yüzden dikkatli olması gerekiyordu. Zil çaldı. Kapıya gitti ben onun yanında üstümü giymeye çalışıyordum. Kapıyı açtı. Içeriye biri girdi. Silahla. Onu vurdu defalarca vurdu ve o yere yığıldı. Sonrasında beni vurdu. Sanırım kafamdan. Ve ben de yere düştüm. Beni neden vurmuṣtu ki? Ben ona bir şey yapmamıştım. Hatta büyük ihtimalle o beni tanımıyordu bile çünkü ben onu tanımıyordum. Arkadaşım yüzüstü yerdeydi. Siyah uzun ve dalgalı saçları vardı. Ben ise sağa dönüktüm. Ve ölü değildim. Ayrıca kan gördüğümü de hatırlamıyorum. Hiçbir yerde. Ama vuruldum. Vurulduk. Kan olmalıydı. Gözlerim bir süreliğine karardı. Gözlerimi geri açtığımda aynı yerdeydim. Kimse bizi kurtarmaya gelmemişti. Oysaki vurulduk. Ses çıktı. Ayrıca apartmandayız. Insanlar olmalı. Her neyse. Ölü değildim ve yerden kalkmalı mıyım diye düşündüm yoksa ölü taklidi yapmaya devam mı etmeliyim? Ne kadar süre baygın olduğumu bilmiyordum. Ya çok kısa bir süreyse ve o adam hala buradaysa! Bir süre etrafı dinledim ve etrafta kimsenin olmadığına karar verince ayağa kalktım. Ama sanırım yine de bir ihtimal o adamın buralarda olma ihtimali olduğunu düşündüğüm için aşağıya inmedim. Yukarıya çıktım. Sanırım 2 kat yukarıya çıktım. Merdivenin tam başındaki dairenin kapısı açıktı ve daireden binanın içine doğru öyle bir ışık vuruyordu ki. Sadece o görüntüyü görmek bile bana her şeyin geçtiğini ve huzurlu olduğumu hissettirdi. O ana kadar adımlarım olabildiğince hızlıyken. O ıṣıkla birlikte hareketlerim yavaşladı ve anın tadını çıkarmaya karar verdim. Son basamağı çıkarken bu ışığa dönünce gözlerimin kamaşacağını düşündüm. Hani öyle olur ya. Güneşe bakarsın ve gözlerin kamaşır. Olmadı. Daireye
Rüya
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2 Kasım 2021
Bir şeyden kaçıyordum. Sanırım. Koşuyordum. Yere kapaklandım. Gözlerim karardı sanki tüm gücümü bir şey çekmiş gibi. Gözlerimi tekrar açabildiğimde 2 kişi tarafından sürükleniyordum. Bir merdiven basamağına oturtuldum. Yokuştaki bir merdivenin basamağına. Karşımda 2 kız vardı yukarıdaki basamaklarda 4 erkek alt basamaklarda da 5 veya 6 kişi. Biraz önce koşuyor olduğum için yorgundum. Göğsüme vurdum. Karşımdaki kız ' Vurma ambleme zarar vereceksin.' dedi. Anlamadım. Ne amblemi. Onlara onları tanımadığımı ve onların da beni tanımadığını söyledim. Daha sonra altımda oturan siyah şallı açık mavi/yeşil gözlü bir kıza çok güzel olduğunu söyledim. Çok mutlu oldu. Teşekkür etti. Ayağa kalktım bir daha böyle olmasın dedim. Ve gittim. Biri arkamdan kim olduğumu bildiğini söyledi. Okuldaydım. Oturuyorduk. Arkadaşlarıma rüyalarımın kitap yazılabilecek devamlı bir konuya sahip olduğunu söyledim. Ve fazla garip olduklarını. Bir gün bir kitap yazmak istiyorum. Geceydi. Uyuyordum. Yüz üstü. Kafam sola dönüktü. Gözlerim açıktı. Karşımda babamı gördüm. Yüzü bulanıktı. Fazla eğilmişti. Ama sesi babamın sesiydi. Benden ödünç aldığı kulaklık hakkında bir şeyler söylüyordu. Kafamı sürekli aşağı yukarı sallıyordum. Ona dokunmaya çalışıyordum ama ona bir türlü erişemedim. Güldü. Ve gitti. Geceydi. Uyuyordum. Yüz üstü. Kafam sola dönüktü. Gözlerim açıktı. Masamda küçük bir çocuk oturuyordu. Bir oyuncakla oynuyordu. Peluş bir oyuncakla. Ona dokunmaya çalıştım. Başaramadım. Bunlar gerçek uyku felçleri miydi? Yoksa rüyamın içindeki uyku felçleriydi emin değildim. Geceydi. Uyandım. Anne ve babamın yatak odasına gittim. Onlara anlatmak istediğim şeyler vardı. Işığı yakıp yakmama konusunda kararsız kaldım. Çünkü güneşlik açık uyuyorlardı. Garip. Babam ışığı açabileceğimi söyledi ben de açtım.
Rüya
İlk
16 yaşındaydım. Matematik dersindeydim. O an tahtaya bakmam veya camdan dışarıdaki inşaatı izlemem gerekirken ben önümde bulunan bir noktaya bakıyordum lakin görmüyordum. Hocanın sesi dinliyordum, dinliyor olmalıydım ama duymuyordum. Kafam bomboştu sanki biri elini kafamın içine sokmuş ve saniyeler içerisinde sahip olduğum tüm düşünceleri alıp koşarak uzaklaşmıştı. Hiçbir şey düşünemiyordum bomboştum bu korkunçtu ama aynı zamanda bir o kadar da güzeldi, hafiftim, tüm o kafamı kurcalayan düşüncelerin altında değildim, özgürdüm, uçuyordum sanki gökyüzündeki kuşlar gibi. Birden göz yaşları gözlerimi doldurmaya ve saniyeler içinde de aşağıya akmaya başladılar onları durduramıyordum hem nasıl durduracaktım ki akmalarını bile ben istememiştim, onları ben kontrol etmiyordum. Etrafımdaki insanların benimle ilgilenmeye başladığını hissediyordum ama göremiyordum sadece yaşlarla dolu gözlerimi etrafta gezdiriyordum ama lanet olası hiçbir şeyi GERÇEKTEN göremiyordum. Sonra birden ayağa kalktım kimseye bir şey söylemedim ve lavaboya gittim bunu da ben yapamamıştım, tıpkı diğerleri gibi. Peşimden bir arkadaşım geldi ve bana ne olduğunu sordu. Ona bunu nasıl anlatabilirdim ki? Ona zihnimin birden boşaldığını ve bunun beni o yüklerden kurtarıp kısa sürede olsa çok mutlu ettiğini, o yaşların benden habersiz aktığını, buraya bile farkında olarak gelmediğimi mi söyleyecektim? Bunu anlamazdı ki. Hem inanmazdı da. Ne yani biri beni uzaktan bir kumandayla kontrol falan mı etti? Ona BİLMİYORUM dedim. Hem yalan söylemiş de olmuyordum ben de bilmiyordum sonuçta bunun nasıl olduğunu? Sınıfa geri döndük, tenefüsteydik herkes etrafımdaydı ve aynı soruyu soruyorlardı. NEDEN ağladın? BİLMİYORUM. BİLMİYORUM. BİLMİYORUM. Keşke bilsem ama bilmiyorum. Bilmiyordum... Fakat şu an bunun beynimin bana
Düşünce
Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir? ~ Irvin D. Yalom
1000Kitap
Uzaya tek yön bilet aldım buradan çıkalım Jüpiter'in yılın bu zamanında güzel olduğunu duydum
Müzik