PayelllMor Salkımlı Sokak
#mahallekurgusu okumayı sever misiniz arkadaşlar?
Ben cok severim.Okuduğum tum mahalle kurgulari bana sıcak ve samimi gelmiştir.
Mor Salkım Sokağı da insanın ruhuna iyi gelen,yüreğini dinlendiren,kah güldüren,kah düşündüren en çokta birbirine can bağıyla sımsıkı sarılan dostların olduğu güllü lokum tadında kıymetli bir eserdi.
Taksi şoförlüğü yapmakta olan Poyraz,kızkardeşi Meltem,İstanbul’da Tıp Fakültesini kazanınca asker arkadaşı Kerim in apartmanında boş daireyi tutup annesi ve kızkardeşiyle birlikte Mor Salkımlı Sokağa taşınır.
Mahallenin güzeller güzeli Ahu sunun hayatına,yağmurdan kurtaran bir kahraman olarak bodoslama girer.
Saygılı ve centilmen tavrıyla Ahu nun gönlünü çelen Poyraz da Ahu ya karşı boş değildir.
İki guzel insanın düştüğü aşk havuzunda yaşadıklarını keyifle okurken Naciye Teyze ye kendini damat olarak nasıl kabul ettirecek derken Poyraz kıvrak bir zekaya sahip olduğu icin daha nisan olmadan kaleyi içten feth etti bile arkadaşlar
Poyraz ın yılların müzmin aşığı Halil i sevdiğine kavuşturma çabalarını takdir ederken,Halil in o bitmez tükenmez sevgisi cok kıymetliydi çok.
Poyraz in Ahu nun odasına taşa sarıp attığı notlar,
Ahu nun hem taşları,hem notları itinayla saklaması ay cok güzeldi yaa…Bu detaylar gönlümde taht kurdu arkadaşlar
Aşkı güzel yazan yazarımızın yazdığı her eseri bayılarak okuyan bir okuru olarak İnsallah daha nice nice eserlerini okumak nasip.
Uzun uzun size #morsalkımlısokak ı anlatmayacağım kesinlikle okuyun benim gibi aşkla coşun derim
Tek söyleyeceğim söz,eser anlatılmaz yaşanır arkadaşlar
Kalın sağlıcakla
@payelll_ @payelllkitaplari PAROLA YAYINLARI
#okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
Darkromance severim;)
Savannah kendi halinde sanatla gecimin saglayan bir ressamdır,iyi ve ilgisiz bir ailede büyütulmüs ve hayatinın geri kalaninda tek başına birakilmıs, ötelenmis ailesinin hic merak etmedigi bir birey olarak yasarken sanki tüm eksiklerini tamamlasin diye hayatina cok trajik bir sekilde dahil olan Kıngle "mafya"devam eden bir hikaye .
Evli oldugunu bilmedigi bir adamla henüz adı iliskı degilken 3.gorüsmesinde arkadasina hasta ziyareti sirasinda birlikte geldigi adamin esi ve k.biraderi ile kotu bir karsilasma sonucu hic suçu yokken bir aile faciasinda bulur kendini olaylar biraz farkli ilerler ve k.biraderin isledigi bir cinayete taniklik eder gördükleri karsisında korkudan yerinden kimildayamz ve o an, her ne kadar kacip kurtulmak istesede artik cok gectir .
Yorumlara bakarak ön yargili basladigim bir hikayeydi fakat böyle bir hayata sahip kadini aslinda kadın ne isterin ve bu kadini nasil hayata dondürulur onu okudum icine ceken bir anlatimi vardi .Kesinlikle stockholm sendromu falan degil cünku burada kadini incitmeyen, sevmeyi bilen, sevdigi icin kadinin hayatinda nasil yer edinir savasi veren bir erkek vardi.
I
KingS. J. Tilly · Independently published · 096 okunma
Sevdiğim yazarlardan biri olan Cengiz Aytmatov'un kalemini çok severim.
Kitapta, Düyşen öğretmenin tüm zorluklara rağmen çocukları okutmaya çalışmasına ve özellikle de Altınay için yaptığı fedakârlıklara, azmine şahit oluyoruz. Altınay, anne ve babası olmayan bir kız çocuğudur. Amcası ve yengesiyle birlikte yaşayan ve bu aile tarafından sevilmeyen biridir. Öğretmeni Düyşen'in onun için yaptıklarını okurken, aklıma şu soru geldi: Anne ve babası olsa bile onun için bu kadar fedakârlık yaparlar mıydı? bilmiyorum.
Kitabı okurken sık sık “Öğretmen hem annedir hem de babadır.” cümlesi aklıma geldi. Çünkü bu düşüncenin ne kadar doğru olduğuna bizzat bu kitapta şahit oluyoruz. Bir öğretmenin, bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini ve insanın yaşadığı tüm zorluklara rağmen nasıl mücadele edebildiğini görüyoruz.
Daha önce okuduğum bir kitapta geçen, “Hayat, kaybettiğinde değil; vazgeçtiğinde yenilirsin.” sözü burada adeta hayat buluyor. Bu düşüncenin karşılığını gerçekten bu eserde gördüm.
Sade bir dille ele alınmış, kısa ve akıcı bir eser. Şiddetle okunmasını tavsiye ederim.
İlk kitabını hayal mayal hatırlıyorum ama okumaya başladıkça biraz biraz hatırlarım dedim ama unutmuşum tamamen yinede 2.kitap çok hoşuma gitti ters harem de severim okuması keyifliydi
*Şiir sevmez miyim?
Her Türk evladı şiir sever, ben de severim.
*Peki okumaz mıyım?
Okurum tabii ki. Ama denk gelince bir şiir, iki şiir…
Sosyal medyada karşıma çıktıkça.
*Peki şimdi neden okudun bitirdin bu kitabı ?
Öncelikle kitabın ismi etkili ve Sezai KARAKOÇ üstad.
Uygulamada okuyan arkadaşların alıntılarını tek tek, kısa uzun demeden üşenmeden okudum . Ve okumaya karar verdim, okudum , tavsiye ediyorum …
Hızırla Kırk Saat, kolay okunan bir kitap değil; fakat insana derinlik kazandıran bir kitap .
Bu kitap sadece bir şiir kitabı değil, okuru düşünceye daldıran , insanın gönlünü okşayan bir kitap…
Edebiyat ve şiire ilgi duyan herkese tavsiye ederim.
Sezai KarakoçHızırla Kırk Saat - Şiirler III
Göçmen konusu güzel, başları da ilgi çekiciydi. Ayrıca belli ki baya araştırma yapmış yazarımız. Ne var ki tam hikayeye kendimi kaptırdığım sırada paragraflarca anlatılan artan balık çiftlikleri meselesini ya da maden şirketlerinin ormanları esir alışını okumak bana şunu hissettirdi: “Şu an yazar bağlamdan koptu ve sadece o konuşuyor.”
Kalemi baya zayıftı bu arada. Bu gerileme neden, pek anlayamadım. Belki de bir “roman” değil de “öykü” kafasında yazdığı içindir. Ya da “Nasıl olsa her yazdığım çok satıyor,” düşüncesinin rahatlığındandır.
Livaneli’yi severim ama bu kitabını çok yüzeysel buldum. Kötü değil kesinlikle ama ‘vov’ da değildi.
Daha iyi eserlerini okumuştum. Yine de önerir miyim? Bilemiyorum. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz. Merak ettiyseniz de 127 sayfalık bir kitap, bir günde bitirebilirsiniz.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma