8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:32
Dağlarda Koşan Kadın Yūko Tsushima Yirmi yaşında hamile kalıp , babasız bir çocuk dünyaya getiren Takiko Odaka, bizi 1970'lerin Japonya'sında bizi karşılıyor . Toplumun ön yargılarına inat , babasının şiddetine , annesinin baskısına inat bebeğini doğurup büyütmeye kararlıdır. Hamileyken annesinin kürtaj olması konusundaki ısrarına karşın herkese karşı gelip kucağına almıştır yavrusunu . Babasız da bir çocuk büyüyebilir evet bir yanı eksik olacaktır ama bir cana kıymayı asla istemez. Babasından gördüğü eziyetler , hakaretler onu çocuğuna karşı hem anne hem baba olmaya iter. Yaşadığı baba evi onu ne kadar bunaltsa da çocuğunu o evde büyütmeye devam eder. Bir yandan da yarı zamanlı iş arar. ~~~~~~~~ Toplumda yalnız bir anne ve kadın olarak ayakta kalmaya çalışır. Eleştirilere kulağını tıkar. Bulduğu iş fırsatları onun içinde bulunduğu bunalımı biraz olsun yumuşatır . Ve girdiği son işinde Kambayaşi isimli down sendromlu bir çocuk babası olan adamla karşılaşması sonucu dünyası renklenir ama kısa bir süreliğine. Peki neden kitabın ismi Dağlarda Koşan Kadın ? Çektiği bütün sıkıntı ve bunalimlar onu çıkmaza sürüklesede Dağ onun özgürlüğü olur .... ~~~~~~~~ Toplum baskısı , bir kadinin kendi ayakları üstünde durabilmesi, bütün olumsuzluklara karşı çocuğunu koruması , bir kadının çevresine karşı tutumu , baba sevgisinden mahrum yetişmesi ....kitabın satırları bu temalardan oluşuyor. Yazarinda kendi gerçek yaşamından kesitler içermekte. Okurken sizi yormuyir yazar fakat kitap bittiğinde bir boşlukta hissediyor okuyucu kendini . Eeee şimdi ne olacak ? Takiko hangi yoldan hayatına devam edecek diyorsunuz. ... Etkileyici , cesur ve düşündürücü bir eser sunmuş yazar . Duygu nedir bilmemeyi , duygusuzca var
Dağlarda Koşan KadınYūko Tsushima · Jaguar Kitap · 202543 okunma
Puan vermedi
Öncelikle ben bu kitabı gerçekten çok beğendim o küçükken ben başka dünyalara gidiyordum en çok da sahip Ali’yi bir zehirli yılan ısırmasını da çok etkilendim ve en sevdiğim yer orasıydı özetlemek gerekirse bu kitap hem öğretici hem sevgi hem saygı ve bir sürü iyi davranışlar öğretiyor insan ilişkilerine de pek çok katkısı oluyor bu yorumu okuyup eğer kitabı okuduysanız yine de teşekkür ederim 
Bir Şeftali Bin ŞeftaliSamed Behrengi · Yakamoz Yayınları · 201610,4bin okunma
Reklam
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024620 okunma
10/10
·76 syf.··
2026 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:30
Sade insanlara saygı gösterme yetimizi ne zaman kaybettik? Sevgili arkadaşlar bu akşam #cengizaytmatov un kaleminden #ilköğretmenim kitabını yorumlamaya geldim. Bu roman sayfa sayısı olarak incecik olsa da barındırdığı temaların derinliği açısından oldukça güçlü bir eserdir. Bu kitap 1963 yılında yazılmıştır ve ilk baskısı Ekim 2025 yılında tekrar basılmıştır.. Bu roman Bir insanın bir insana hayatı dokunduğunda tüm dünyanın nasıl değişebileceğini anlatır eğer neden bu romanı okumalıyız diyorsanız bu romanda vefa toplumsal dönüşüm ve bireysel farkındalık kavramlarını görüp etkileneceksiniz hayatınızı borçlu olduğumuz bize ilk yolu açan insanları biz yukarılara tırmandıkça ne kadar kolay unuttuğumuzu tekrar hatırlatan bir kitap bunun için bile okumaya değer.. Kitap şöyle başlıyor: kurkeu adında bir köy vardır köyün tepesinde 2 kavak ağacı dikilidir bu tepede çok eskiden köyün ilkokulu varmış ama o yıllarda okulun enkazından bile eser kalmamış bu tepenin adı düyşen okuludur. Köyün çocukları buraya serçe kovalamaya giderler. Kitabın anlatıcı olan ressam ve Altınay süleymanova köye okul açılışı için çağırılır ressam mı Altınay köye uzun süreden bir yere gitmedikleri için köye gitmeden anlaşarak iki üç gün köyde kalmaya karar verirler altınay'ın köye gelmesini köylü sevinçle karşılar köy muhtarı Altınel ve diğer önemli konukları evinde misafir eder evde otururken evet telgraf gelir telgrafları eski öğretmen şimdiki postacı düşen getirir ve hemen oradan ayrılır. 6 ay ressamla sözleşmesine rağmen köyde kalamayarak Moskova'ya geri döner daha sonra ressam'a mektup yollar ve bu mektubu köylüye okumasını söyler.. Acaba Bu mektupta ne yazmaktadır? Duyşen altınay'ın yanında neden kalmadı? Altinay neden köyü terketti?? Heyecanla Bu kitabı okumamızı bekliyorum #okudumbi̇tti̇ Siz
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202110,7bin okunma
9/10
·486 syf.··
2026 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:11
The Conti Family adlı mafya serisinin ilk kitabı kendileri ve bayıldım yazarın dili anlatımı falan süper on bile verebilirdim ama tek bir nokta yüzünden vermedim . Ana çifte tek kelime ile bayıldım korkunç bir durumda bu kadar derin sevgi anlayış adam zaten şahane Luca bebeğim taptım sana :D Don Luca Conti 11 sene hapisten sonra şartlı tahliye ile salıverilen Conti mafyasının başı inanılmaz karizmatik şahane bir adam . Hapse girmesine sebep olan tanıklığı büyük kızı yapmış o konuları arada öğreniyoruz zaten . Aralarında olan durumu neden işlerin o noktaya geldiğini falan küçük küçük okuyoruz ayrıca kızın evlendiği çok güçlü zengin bir adam var . Bu adam Luca 'nın kaldığı hapishaneyi satın alıp son beş senesini orada ona zehir ediyor . Adam içerdeyken bunların işler hiç bozulmamış zira oğulları kardeşleri dehşet birbirine ve e önemlisi Luca'ya sadık . Adamın çıktıktan sonra asıl amacı kızının kocasından falan intikam almak yani ortama sertçe dönmek . Fakat erken tahliye duruşmasında savcı hatun adamın hayatını değiştiriyor . Elana 32 yaşında işinde çok iyi hırslı sisteme sadık Savcımız kendileri duruşma sırasında bunlar birbirlerini karşılıklı görüyorlar . Ve iki tarafında dengesi kayıyor resmen bu arada Luca mesela ilk karısı ile aşk ile evlenmiş ve çok güzel ilişkileri varmış . Bu ayrı hoşuma gitti genelde böyle olmaz zira . Neyse Luca şartlı tahliye alıyor ayağa takip kelepçe olacak vs bunun bir gece öncesi Luca kadını gizli numarayla arıyor kısa bir konuşma oluyor aralarında . Ertesi gün kuralların görüşmeleri için toplantı oluyor bunlar yine karşılaşıyor artık ortada manyak bir çekim var . Durum o kadar olanaksız ki devamlı bu iş nasıl olacak diyorsunuz . Luca ertesi gün manyak gibi korunan Elena'nın evine gecenin bir yarısı geliyor ve dehşet seksi tutku dolu bir
LucaClaire Kirby · Independently published · 01 okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:19
Ahh Zeze’m seninle ümitlendim seninle güldüm seninle ağladım. Gerçekten okurken göz yaşımın aktığı bir kitap oldu. Zeze’miz fakir bir ailede dünyaya gelir ve birazda yaramaz bir cocuk olduğu için ailesinden sürekli şiddet görür. Zeze kendisinin hiç doğmamış olmayı dilerdi sonra Portekizliyle tanıştı ve kısa sürede merhametin sevginin ne demek olduğunu öğrendi ama sonra malesef Portekizli trenin çarpmasıyla öldü ve Zeze hayatının en büyük acısı ve şokunu yaşayarak hastalandı ne kadar ölmek istesede hayatta kalmıştı ama artık asla eski Zeze olamıcaktır.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,3bin okunma
Reklam
Reklam