Yüzümün üstünde, ahirette güller bitecek ve cehenneme girecek olursam katiyen yanmayacak olan sol kaşımın ucunda tatlı bir ürperme duyuyor, sonra annemin münevver bir zambak aydınlığıyla parlayan dudaklarının kımıldanmasına bakarak… o görülmeyen melaike kanatlarının saçlarıma, annemin şimdi kuran tutan ince parmaklarıyla okşadığı sarı ve çok saçlarıma dokunduklarını hisseder gibi oluyor ve dalıyorum….
“Bir gül, birkaç saniye, en nihayet bir bahar beni ta’tir ve tesrir edecekti. Lakin bu, bütün hayatımı çiçekleyecek, bu gül bana ebedi bir zevk ve saadet olacak…”