Ölü bütün ölüler gibi tabutunda yatıyordu; katılaşmış ve büsbütün ağırlaşmış kol ve bacakları tabutun dibine serili ince şilteye gömülmüş, başı yastığında sonsuza dek bükülmüştü ve bütün ölüler gibi balmumu sarısı alnıyla, çökmüş şakaklarına dökülen saçlarını ve üst dudağına abanan kabarık burnu sergiler gibiydi.
Tamamıyla değişeceğim... Muhakkak... Fakat ne zaman? Senelerce süren bir mücadeleden sonra mı? Yoksa hiç muvaffak olamayarak bu manasız varlığı taşımakta devam mı edeceğim?...