Tanrım, bu adamı öldürmeye ne hakkı vardı? Bir sinek canını sıktığında, onu bir vuruşta eziyordu. Evet, bir gün bir kedi bacaklarına sürtündüğünde, istemeden bir tekme yapıştırmıştı, doğru. Fakat bu adam, kendi türdeşiydi! Öldürme hakkı olduğunu, güçlülerin yollarına çıkan zayıfları ezip geçme hakkı olduğunu kendine kanıtlamak için, tüm savlarını yeniden ele almak zorunda kaldı.
Gece gündüz son hızla evi sarsarak fırtına gibi geçip giden trenler mütemadiyen bunca insan taşırken, güvenecek tek kişi bile olmaksızın bu ıssızlıkta kaybolmuş gibi yaşamak garip geliyordu ona.