Nisa

Bilinçaltı denen gizemli beyin bereketli topraklar gibiydi. En kuru, en kötü tohum bişe gün gelip filizlenerek ortaya çıkıveriyordu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam
Güzel, basit ve mutluluk verici şeylere inanmayı ne kadar da severdi insanoğlu.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Her neyse, gitme zamanım geldi artık. Bunca zaman trene takılı kaldım, çıkıp şöyle bir hava almak istiyorum..
Sayfa 99·Kitabı okudu
İnanamayacağınız bir şey söyleyeyim mi size? Her geçen gün biraz daha fazla seviyorum sizi.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Sizin öfkeniz ha? Öfkeniz de umurumda değil! Umutsuz bir aşkla seviyorum sizi, bundan sonra da bin kat daha fazla seveceğimi biliyorum.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Reklam