“Bavulları hiç sevmiyorum, efendim. Çok hüzünlü şeyler. Hep geri dönüp gitmeyi hatırlatırlar.” Dedemin İnsanları
Karanlığı sevmiyorum aslında; sadece beni en iyi o anlıyor...
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Morpheus: Kadere inanır mısın, Neo? Neo: Hayır. Morpheus: Neden? Neo: Çünkü hayatımı yönlendiremediğimi düşünmeyi sevmiyorum.
Matrix
Mesela bazı şeyleri bazı kimselere anlatmak gerekir. Bunun ihtiyacı içerisine girersiniz. Çünkü sadece ondan gelecek olan en etkilisidir. Ama anlatamazsınız. Çünkü sebepler vardır. Çünkü anlamayacaktır. Belki anlar. Anlasa da üzülür çünkü anlayacağı şey anlamak isteyeceği şey değildir. Onu bu durumda bırakmak istemezsiniz. Korkak olduğunuzdan. Çok düşünceli olduğunuzdan değil. Ortaya çıkacak kaos ya da o kişinin elde edeceği üzüntüyle birlikte sizi bırakabilecek olması düşüncesi rahatsız eder. Rahatsız eder. Eder de eder. Rahatsızlar. Siz de rahatsız olun. Herkes gibi. Rahatsız olun. Rahatsız olun. Anlatmanın farklı yollarını seçersiniz. Anlatmak için farklı yollar bulursunuz. Bir şey yaparken başka bir şeyi kast edersiniz içten içe. Mesela a dersiniz ama asıl mesaj b'dir. Karşınızdaki kişi a'ya bir cevap verir ama siz o cevabı b'ye veriyormuş gibi kabul edersiniz. Biraz zor bir şey değil mi? Her zaman içinizde bir fonksiyon var gibidir. Devam etmek istiyorsan bir şeyleri dönüştürmen gerek. Dönüştür ve dönüştür. İnsan bazen yoruluyor. Mesela insan yoruldum da diyebilmeli. Ben kışı sevmiyorum diyebilmeli. Kıştan nefret ediyorum diyebilmeli. Ben şahsen kıştan nefret ediyorum. Neden etmeyeyim ki? Etmemem gerektiğine neden inandırayım kendimi? Ediyorum, ediyorsam kabullenirim. Kimse çok da iyi olmak zorunda değil. Doğru olanı yapmak adına başka şeylere karşı vermeniz gereken tepkileri kıstığınız zaman o tepkilerin çok daha şiddetlisini kendinize karşı veriyorsunuz. Ne gerek var? Kışın cibiliyetini sikeyim. Hak edene karşı senin cibiliyetini sikeyim diyebilin. Demiyorsanız da bari kendi içinizden söyleyin. Ama söyleyin. Söylemiş olun. Ne demiş Oğuz Atay? ''Sizleri durdurmak mümkün değildir. İçinizden devam edersiniz sonra.''
Seni sevmiyorum artık Yalana dolana battık Ele nispet gülüşler Günü dolmuş vaatler Bana uymaz git yazık Ben yokluklardan Tüm zorluklardan Dipsiz yalnızlıktan Kıvranıp dururken Sen sessiz kaldın Mehtabı hiçe saydın Gün ortası güneşlere Hasret bıraktın Yok kal deme bana Boşuna yalvarışlar Canıma dokunmuyor Ne söylesen zaten Hiç gözüme bakma Yaramaz çırpınışlar Şimdiye kadar söylemekte Geç kaldım aslen Seni sevmiyorum artık Yalana dolana battık Ele nispet gülüşler Günü dolmuş vaatler
Ben bu insan ilişkilerini bu yaşıma geldim hala çözemedim. Arkadaşımla sohbet ederken benim bildiğim sohbet birisi anlatır öbürü dinler sonra öteki anlatır o dinler soru sorulursa karşı taraf cevaplar falan. Arkadaşım hem bana soru sorup durdu hem ben anlatınca sen de çok kendini merkeze almayı seviyorsun hep kendini anlatmak istiyorsun diyor. Yahu konuşmak sohbet etmek için bir araya gelmiyor muyuz zaten? Sen de anlat kendini ben seni engelliyor muyum.. hem kendisi soruyor hem kendisi laf ediyor. Ayrıca anlatırken de durmadan laf bölüyor dinlemeyi bilmeyen insan sevmiyorum.