Klasik okumayı sevemiyorum
10 / 5 Çok sıkıcı ( bana göre) Klasik kitapların ne konusu ne kapak tasarımı ne yazım dili ilgimi çekiyor Ve ben sözde edebiyat eseri okudum zaman hayatımın 5 dk si gidiyo gibi Klasik kitapları pek sevmiyorum açıkça
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
6/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:25
Dini temaların yoğun olduğu kitapları pek sevmiyorum.Kitap benim okuma tarzım olmasa bile,bazen "ne zaman biticek bu kitap" desem de, sevdiğim tarafları da var.Mesela 104 sayfa olmasına rağmen çok fazla bilgi var kitapta.Üstelik gerçek bir hikayeye dayandığını öğrenince çok şaşırdım.Kitapta genel olarak bazı olayları gözümde tam canlandıramamamın sebebi hızlı akışı yüzünden olabilir,bilmiyorum.Karanlık tarafları da var hemde.Yazarın "İntihar dükanı" kitabını daha çok sevmiştim diye bilirim.Belki de bu kitaba bayılmamamın sebebi ilk başta çok başka beklentilerimin olmasıdır.Bu kadar.Teşekkürler!
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Reklam
En iyi asker kurgusu
9/10
·528 syf.··
2026 2. kitabı
10 / 9 Bu kitap ilk okudum asker kurgusu en sevdim asker kurgusu diğer asker kurgulanı pek sevmiyorum Şuana kadar kazazade , bkyo , mir okudum Öncelikle Gökçenin geçmiş bölümlerini okumak yerine günümüz zamanı okumak daha keyifliydi Gökcen çok komikti ve biraz olay vardı ve çok askerlikle alakalı bi şey olmaması daha güzeldi Murathanı sevdim ama göğüs sahnesi hakkında pek bu şey demek istemiyorum Allaha şükür kızın memesine eleme fantezisi yoktu
GökçenLoresima · Ephesus Yayınları · 20237,7bin okunma
Bir kitap yazacağım, katalogu hayatım olacak!
10/10
·344 syf.··
2026 44. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:20
Birkaç gündür Orhan Pamuk'un yeni kitabını okuyordum. Aslında elimde bir sürü kitap daha vardı ama bende her zaman Orhan Pamuk'un ayrı bir yeri olmuştur. Pek çok (meşhur ve değerli) kitabını okumamış olsam da her kitabın ayrı bir zamanı olduğuna inanırım. Tam da bu nedenle yeni kitabın çağrısına kulak verdim ve sabırsızca okumaya başladım. Orhan Pamuk benim gözümde çok değerli bir romancıdır. Dediğim gibi pek çok kitabını okumadım ve okuduklarımın da hep zamanını bekleyip okudum. Okurken de hep tam zamanında okuduğumu hissettim. Çünkü Orhan Pamuk, dönemleri olan yazarlardandır. Ona yüklenemezsiniz, peş peşe göz gezdiremezsiniz. Benim için Orhan Pamuk kitapları sizi çağırır ve o an başka hiçbir kitaba odaklanamazsınız. Aslında böyle yazıyorum ama beni de uzun zamandır çağırmıyordu. Hatta kendisiyle uzaklaştık diyecektim ki favori kitabımın dizisi çıktı ve ben dizisinden sonra kendimi yeniden romanında buldum. Elbette Masumiyet Müzesi'nden bahsediyorum. Klişe gelebilir ama benim favori Orhan Pamuk kitabım Masumiyet Müzesi. Yıllar önce İstanbul hakkında hiçbir şey bilmezken ve hayata karşı çok kırılganken okumuştum. Beni o kadar içine çekmişti ki hayatım boyunca okumadan duramadığım kitaplar arasında oldu. Sürekli okuyor, sonu gelmeden elimden bırakmak istemiyordum. Burada bir detaya değineyim, o kadar hayranlıkla okuduğum o kitapta bahsedilen müzenin gerçek olduğunu da bilmiyordum. Bana göre ortada bir roman ve o romanda kurgulanan bir müze vardı. Sabırsızca kitabı bitirdim ve araştırma yaparken müze fotoğraflarına denk geldim. Sonrası büyük bir şaşkınlık, hayranlık, büyülenme anıydı. Çünkü o zamanlar benim için böyle güzel bir romanın gerçekten müzesinin olması rüya gibi geliyordu. Daha ilginciyse hâlâ öyle gelmesi! :)) Şimdiyse hâlâ kitabını heyecanla okumaya devam
1000Kitap
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202619 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 6. kitabı
plath'in yazarlığını o kadar sevmiyorum, üzülerek bildiriyorum ki sırça fanus'u da o kadar beğenmemiştim. yine de plath'e bir yakınlık duymuyor değilim, satır aralarında, hiç anlamadığım bir şiirde kullandığı bir kelimeyle avlıyor beni hatun anlayacağınız. bir de bana göre, sylvia iyi bir yazar olmak için fazla çaresiz. yazdığı hangi şeyi okusam, bir filtrenin eksikliğini hissediyorum. çok kendi içine gömülü bir yazar ve hislerim diyor ki okuyucusunu da pek sevmiyor zaten. hayalimdeki senaryoya göre, plath bir günlüğüne gelse ve dünya olarak ona ne kadar iyi bir yazar olduğunu, hala okunduğunu söylesek burun kıvırırmış gibi geliyor. neyse işte, şiirlerini hissetmekten çok, acıyı anlatma konusundaki aceleciliğini, çaresizliğini hissettim onu okurken. kendisiyle aramızda derin bir hate-love ikişkisi var. belki elektrikler kesik olsaydı ve fırın çalışmasaydı o gün yazarlığı ve kafası bu dünyada daha güvenli bir şekilde eriyebilirdi? yine de, ölebildiği için onun adına mutluyum, ne demiş sonuçta, sonsuza kadar kaçmak zorunda kalmadan kaçamam. umarım gittiği yer durmadan ona kaçması gerektiğini fısıldamıyordur diyelim, ne diyelim
Ariel ve Seçme ŞiirlerSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınları · 20222,477 okunma
Spoiler! Raskol'un iç dünyasına baktım, buyurmaz mısın?
10/10
·849 syf.·
2026 88. kitabı
Kitabı okumadım... Petersburg şehrinde gezinen bendim. Kutu gibi odada kaldım; kapıyı açmak için yatağımdan kalkmama gerek kalmayacak kadar küçük bir odada... Üniversite öğrencisiydim. Kendi dünyamda, hiç kimseyi almadan yaşadım; yaşamak denirse... Parasızdım fakat bunu dert etmiyordum. Çünkü elimdeki son kuruşları dahi yardıma muhtaç insanlara veriyordum. Bu onları sevdiğim için değil, o an onu yapmak istediğim içindi. Aileme karşı sürekli bir borç altında kalıp minnet duyguları beslemek yoruyordu. Bir şeyler yapmalıydım ama bunu üstümdeki pejmürde elbiselerle yapmak ağırıma gidiyordu. Dilenebilirdim, evet, evet dilenmek... Ama kibrim buna müsaade etmiyordu. Kimseden karşılıksız bir şey almaya alışkın değildim. Bu, onların alanıma girmesini kolaylaştırdığı için buna müsaade edemezdim. Çünkü ben özel bir ruhtum... Belki de ruhum, Napolyon'un evrimleşmiş hâliydi. O benim durumumda olsa acımadan kılıcını savurur, öldürür ama sorgulanmazdı. Çünkü o bir kahramandı. Neden ben de kendi zihnimin imparatoru olmayayım ki? Zihnim, para kazanmaya çalışmadığı kadar kusursuz bir cinayet planı yaptı(!). Evet, çünkü o iğrenç bir kadındı. Ölmeyi hak ediyordu! Boşuna oksijen masrafı! Yeryüzünden bir pisliğin gitmesine neden olmak! Ahh, harika... Bunu ancak benim gibi yüce düşünceler sahibi biri yapabilirdi... Yaptım da... Ama hayır, hayır! Duraklamam pişmanlık gibi görünmesin. Pişman değilim. Yine olsa yine o baltayı alabilirim... Ama bu hezeyanlar da neyin nesi?.. Ahh, bu halüsinasyonlar! Nefret ediyorum. Herkesten nefret! Yaşadığım gerçekler hiç de hayalimdeki gibi tatminkâr değil... Neden beni suçlu görüyorsunuz? Bir adamı öldürmek madem suç, peki içkiye sarılıp da ailesini yok eden zihniyet? Bu da bir cinayet değil mi? Svidrigaylov gibi arzularının peşinde
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
Reklam
Reklam