Ne uçurtmayı izlemeye ne de ipin ucundan tutup da yükselmesine yardım etmeye cesaretim var. Sonuçta uçurtma da bir sahipleniş kurgusu. İpi elinde tutabilme çabası. İpini elinde tutmak, uçmasını izlemekten keyifli ne de olsa.
Fark ediyorum ki insanın kurguladığı hayat hep yarım kalıyor. Yerli yerine oturmayan iğreti duran çok şey var.
Anlıyorum ki hayat hep beklenmedik şeylerdir.
Kural böyle...
Sen yürüyeceksin ve beklenmedik şeylere hazır olmanın çarelerini arayacaksın.
Tamamlanmamış bir cümledir insan.
Yalnızlığıyla bile bile bir araya gelemeyecek kadar ıssız.
Bütün bunlara rağmen hayat, yine de anlamlı cümle kurabilme isteğidir.
İnsanın kendini tamamlayabilmesi isteği.
Zaman içinde aşınmış, her şeye kırgın bir ruhun kendini onarabilme çabasıdır.
Rüyalarım zihnimi meşgul ediyor. Aynı şeyleri görüp duruyorum epeyce zamandır. Ulaşmak, yakalamak istediğim birileri, bir şeyler var ama hep geç kalıyorum. Tam varmışken gidiveriyor o şey.