Uhrevî bir makam. Manevi ve yüce duyguları harekete geçiriyor. Çok değişik bir edâsı var. Sabâ havasıyla, yani ilâhî bir havayla girer, aşkın yanıklığını anlatan Hicâz edâsıyla karar verir. Bir bakıma dünyadan kopar, sonra döner yanar. Dert olmayınca dermân olmaz... Bu makam da dertlerinden Mevlâ'ya yönelen âriflerin dermânlarını bile dertte aradıklarını gösterir.
Meşakkat olmadan şefkat, zahmet olmadan rahmet olmaz.
Şarkıda "tîr-i nigehinle âh vuruldum" diyor, yani "bakışının okuyla vuruldum..." Evet, göz avlayıcı olduğu kadar avlanandır da... Çünkü gönlün penceresi odur. Gönle gözden girilir.