Dağdan odun getiriyordum. Herkes ona odun diyordu; iki heceyle, od-un işte, Ateş veren şey... Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim, ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, 'od' a talip oldum.Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben od için gidiyordum. Gidiyor ve od üzerine kendimle konuşuyor, kendime konuşuyor, içimde onun alevini hissediyor, gönlümü onunla tutuşturuyordum.
"Yunus'um! Asalet doğruluktan değil duruluktan gelir. Körlük nankörlüktür. Bu dünyada marifet nefsi silmek değil, belki nefsi bilmektir. Bu yol, ilim, irfan ve insan sevgisi üzerine kurulmuştur. Nefes, nefsi arıtır."
"Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi?" diye sorar cevap ne olursa olsun "Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!"derdi.