Ama Fugui farklıydı. Geçmişi düşünmekten zevk alıyordu. Hayatı hakkında konuşmaktan hoşlanıyordu. Sanki bu şekilde hayatını tekrar tekrar yaşayabiliyordu. Hikayesi, pencerelerini ağaca getirmiş bir kartal gibi esir almıştı beni.
Hayatın kendisi gibi yalın ama hayat gibi muhteşem bir kitap. İnsan bir yandan her şeyini kaybederken bir yandan da en değerli şeyini elinde tutabilir mi? Yani canını.
Uzun zamandır okuduğum en sade anlatımdı. Belki de bu kadar etkilenmemin sebebi de bu.
Yormayan anlatımı ile herkesi içine çekiyor eser. Aynı zamanda insanlara başlarına gelen kötü şeylerden sonra dahi nasıl hayatta kalındığını gösteriyor.
Voldemort’un anlamayacağı bir şey varsa o da sevgidir. Annenin sana olan sevgisi kadar güçlü bir sevgi ne derin izler bırakır, bunu anlayamaz. Yara izine benzemez bu gözle görülmez… böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur.