“Kim de abdestini güzel almaz, namazı vaktinde kılmaz, rükû, secde ve kıraatına riayet etmezse, namaz kendisine: ‘Beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin!’ der. Sonra siyah ve karanlık bir cisim olarak o namazla semâya çıkılır, kapılar kendisine kapatılır. Nihayetinde, Allah’ın dilediği yere gidip bir paçavra gibi dürülür ve sahibinin yüzüne çarpılır.”
Birincisi sır perdesini aralamış, basiret ve yakin üzere olup, hangi durumda olursa olsun Rabbiyle beraberdir. İkincisi ise basiretsizlik, gaflet ve şaşkınlık içinde olup kendi işleriyle meşgul olduğu için Allah ile arasına perde girmiştir.
Rasulullah’ın (sav) şu sözüdür:
“Şüphesiz ki bazen kişi namaz kılar, ancak kıldığı namazın onda biri, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri... yazılmaz. Bu durum bu şekilde sürer. Ta ki namazı tam olarak yazılıncaya kadar.”
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Sema’ya, kalem seslerini duyacak bir seviyeye kadar çıkarıldım. Bana o namaz beş vakittir ve elli vakite bedeldir; benim katımda artık söz değiştirilmez, denildi ve bunun üzerine geri döndüm.”