mahpâre

“Kim de abdestini güzel almaz, namazı vaktinde kılmaz, rükû, secde ve kıraatına riayet etmezse, namaz kendisine: ‘Beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin!’ der. Sonra siyah ve karanlık bir cisim olarak o namazla semâya çıkılır, kapılar kendisine kapatılır. Nihayetinde, Allah’ın dilediği yere gidip bir paçavra gibi dürülür ve sahibinin yüzüne çarpılır.”
Sayfa 172·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Çünkü sebeplere tevessül etmeden eşyayı doğrudan Allah’tan almayı beklemek mümkün değildir.
Sayfa 171·Kitabı okudu
1000Kitap
Birincisi sır perdesini aralamış, basiret ve yakin üzere olup, hangi durumda olursa olsun Rabbiyle beraberdir. İkincisi ise basiretsizlik, gaflet ve şaşkınlık içinde olup kendi işleriyle meşgul olduğu için Allah ile arasına perde girmiştir.
Sayfa 169·Kitabı okudu
1000Kitap
Rasulullah’ın (sav) şu sözüdür: “Şüphesiz ki bazen kişi namaz kılar, ancak kıldığı namazın onda biri, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri... yazılmaz. Bu durum bu şekilde sürer. Ta ki namazı tam olarak yazılıncaya kadar.”
Sayfa 163·Kitabı okudu
1000Kitap
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Sema’ya, kalem seslerini duyacak bir seviyeye kadar çıkarıldım. Bana o namaz beş vakittir ve elli vakite bedeldir; benim katımda artık söz değiştirilmez, denildi ve bunun üzerine geri döndüm.”
Sayfa 160·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam