Birincisi sır perdesini aralamış, basiret ve yakin üzere olup, hangi durumda olursa olsun Rabbiyle beraberdir. İkincisi ise basiretsizlik, gaflet ve şaşkınlık içinde olup kendi işleriyle meşgul olduğu için Allah ile arasına perde girmiştir.
Rasulullah’ın (sav) şu sözüdür:
“Şüphesiz ki bazen kişi namaz kılar, ancak kıldığı namazın onda biri, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri... yazılmaz. Bu durum bu şekilde sürer. Ta ki namazı tam olarak yazılıncaya kadar.”
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Sema’ya, kalem seslerini duyacak bir seviyeye kadar çıkarıldım. Bana o namaz beş vakittir ve elli vakite bedeldir; benim katımda artık söz değiştirilmez, denildi ve bunun üzerine geri döndüm.”
Rivayet edilir ki, dünya semasının ehli yaratıldıklarından beri secde etmektedirler, ikinci semanın ehli yaratıldıklarından beri rüku etmektedirler, üçüncü semanın ehli yaratıldıklarından beri kıyam etmektedirler, dördüncü semanın ehli yaratıldıklarından beri tek ayak üzerinde kıyama durmaktadırlar, beşinci semanın ehli dizleri üzerine çökük halde kâde oturuşunda bulunmaktadırlar, altıncı semanın ehli yüzü koyun yere kapanmış halde bulunmaktadırlar, yedinci semanın ehli ise Allah korkusundan Arş’ın etrafında tavaf edip kanat çırpmaktadırlar.