"Doğduğum andan itibaren o elinde tuttuğun saat ecele akar.
Her saniye ölüme biraz daha yaklaşıyorsun..
Yolculuğu önemse, anı önemse; yaptıklarını, insanları, çevreni önemse."
Zamanda yolculuk yapmayı kim istemez ki! O günlere gitmek, o günün insanlarını izlemek, kıyafetlerini, yaşam alanlarını görmek, şive ve davranışlarına dikkat etmek kim bilir ne kadar heyecan verici olurdu!"
Onu anlatanlar küçüklüğünden beri kibar, nazik bir yapısı olduğundan
bahsetmektedirler. Karizmatik bir kişiliği olduğundan, insanları etkileyebilen, yanında konuşanları sonuna kadar dinleyen Şehzade, padişahlık döneminde de bu nezaketini devam ettirmiştir. Saraydaki cariyelere bile sen diye hitap etmeyip, "Getiriniz, alınız," şeklinde konuştuğu, eşlerine bile ismi ile hitap etmeyip, "Başkadın, başikbal" diye seslendiği bilinmektedir.