• Ertesi sabah da Manastır'da toplar atılarak meşrutiyet ilan edilmişti... Sonrası domino taşı gibi gelecek, vilayetler peş peşe meşrutiyeti ilan edeceklerdi. Ve Yıldız Sarayı'nda yapayalnız kalan Abdülhamid Han tarihin bu dayatmasına daha fazla direnemeyecekti.
  • Necip Fazıl Kısakürek belki kumara tövbe etmiştir ama yalanı bırakmamış bunu da ULU HAKAN ABDÜLHAMİD HAN kitabı ile (direk olarak çöptür.) kanıtlamıştır. 34. Osmanlı Sultanı ve 113. İslam halifesi sıfatları ile Devlet-i Aliyye 'nin başına geçen Abdülhamid II 'yi bu gibi Abdülhamid II pazarlamacılarından değil (N.F.K. ek olarak günümüz pazarlamacıları Mustafa Armağan,Kadir Mısıroğlu, Yavuz Bahadıroğlu, Ahmet Anapalı gibi yazarlar okunmamalı) Vahdettin Engin gibi gerçek tarihçi ve donanımlı hocalardan okuyunuz.
  • "Kelime anlamı 'barış şehri' olan Kudüs ne yazık ki tarih boyunca Osmanlı dönemi hariç barış içinde yaşanan bir şehir olamamıştır." ki halende öyle. Osmanlı Devleti 401 yıl Kudüs'ü yönetmiş, insanlar barış içinde yaşamıştır.

    Kudüs... Okuyunca anladım, neden bu kadar mühim olduğunu. Kudüs'ün önemini yazar şöyle ifade etmiş: "Kudüs sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın ortak değeri ve mirasıdır. Biz Türkler için ise, sadece kutsal bir şehir değil, 400 sene bilfiil huzur içinde himaye ettiğimiz bir Osmanlı hatırasıdır.

    Kanıyla canıyla savunup Kudüs uğruna 25.000 şehit veren bir neslin torunlarıyız. O yüzden bizler için, 'Selahaddin' in rüyası, Kanuni'nin mirası, Abdülhamid Han'ın davasıdır Kudüs.' Bu rüyayı görmeye, bu mirası sonraki nesillere aktarmaya ve bu davayı yüreğimizde taşımaya devam edeceğiz. Ve bir gün dilerim Kudüs yeniden kurtuluşa erecek, iyiler kazanacak"

    Yahudi devletinin kurulması için 5 milyon altın teklif edilen Sultan 2. Abdülhamid'in verdiği cevap ise takdire şayan:
    "Benim bir karış toprak vermem söz konusu olamaz. Zira, istenen o toprak bana ait değildir. O, milletime aittir. Bu devleti kuran ve kanıyla besleyen milletime... Herhangi birine vermek veya bizden koparılmasına razı olmaktansa, yeniden kanımızla yıkamayı tercih ederiz..."

    Kitabı 5 bölümde ele almak lazım: (tabiki hepsini anlatmayacağım)

    1. Yahudiler duvarda neden AğlıyorlarYahudiliğin en büyük hedefi nedirMescid-i Aksa alanını neden kazıyorlar...
    ...
    Yahudiler, Kudüs'ün ve mabedin yakılıp yıkılışını, esir olarak Romalılar tarafından başka ülkelere sürülüşlerini anmak, hatıralarını tazeleyip, kinlerini bilemek, mabede yeniden kavuşup Yahudi hakimiyetini kurmak ümidiyle dualar ve gözyaşlarıyla yaşlarını sürdürmüşlerdir.
    ...
    2. Hristiyanlar için Kudüs neden önemli
    ...
    Hristiyan inanışına göre, Mesih bu şehre inecek ve yeryüzünde bin yıl sürecek Tanrı Krallığını kuracak.
    ...
    3. Müslümanlar için Kudüs neden önemli
    ...
    Miraç mucizesi...
    Mescid-i Aksa = İlk Kıblemiz...
    ...
    4. Osmanlı Devleti Kudüs'ü nasıl kurtardı? Osmanlı, Kudüs'ü 401 yıl barış içinde nasıl yönetti? Osmanlı, Kudüs'ü nasıl kaybetti

    5. Üç mühim dinin merkezi Kudüs, asla vazgeçilmeyen, hep arzulanan şehrin üzerindeki gizli emeller neler

    "İstanbul ve Ayasofya'yı hedeflerine alanlar ile Kudüs'ün gizli tarihinin aktörleri aynıdır: Haçlılar, Tapınakçılar ve son perdede sapkın inançlı hegemonik güçler..."
  • ‪“Biz Hasta Adam değiliz. Sadece yatağından taşan‬
    ‪bir nehre benziyoruz”, ‬

    ‪“Görevimiz, nehrin taşan kollarını tekrar yatağına toplamaktır. Bunu başarabilmek için ihtiyacımız olan zindeliği ancak İslamiyetin gücünde bulabiliriz.”‬

    ‪-Abdülhamid Han‬
  • SULTAN 2.ABDÜLHAMİD HAN
    • İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
    • İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
    • Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
    • Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
    • İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
    • Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,

    • Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
    • Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)
    • Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran!
    • Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktiren de, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soran da, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirten de!
    • Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım’ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri alanda O!
    • Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,
    • Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,
    • Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,
    • Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen, bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,
    • Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,
    • Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,
    • Ermeni Onnik’in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,
    • Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,
    • Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran, 6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır),
    • Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren,
    • Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren,
    • Bizim Hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da (Isparta’daki gül yetiştiriciliği de O’nun öncülüğünde başlamıştır),
    • Türkiye’nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıranda O dur! (İzmir,Dolmabahçe..),
    • Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,
    • Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,
    • Yalova Termal kaplıcalarını kurduran, Terkos’un sularını İstanbul’a taşıtan, Bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen O dur, (Sadece İstanbul’a 40 çeşme yaptırmıştır),
    • Sarayında yaptırdığı tiyatroda oyunlar ve opera izleyen,
    • Sarayda müzik okulu kurduran, çocuklarına piyano çaldırtan, hatta sarayda kızlar bandosu oluşturan,
    • Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,
    • Kendisine yapılan bombalı suikast de 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen Ermeni katili affedip Avrupa da hafiyelik yapmaya gönderen de O dur.
    • Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çin'in göbeği Pekin'de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,
    • Beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan (hatta yere bile basmayan [yatağının dibinde teyemmüm tuğlası bulunduruyordu]),
    • Yeni gemiler alan, toplar(Çanakkale Savaşı’ndaki çoğu top), tüfekler getirten de!
    • Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de O dur!
    • Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan’da kilise yapılmasına bile yardım eden),
    • Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (Fransa-İngiltere-Roma-ABD) (Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),
    • ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,
    • İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü Fatih S.M.köprüsünün bulunduğu mevkidedir),
    • Darülaceze yaptırıp içine sinagog, kilise ve cami koyduran,
    • Çocuk hastanesi (Şişli Etfal [çocuklar] Hastanesi) açtıran,
    • Kendisine “Allah’ın belası”diyen Namık Kemal’i Rodos ve Sakız adası valiliklerine atayan, parasını cebinden ödediği yerde kabir yaptırtan,
    • Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran (Sirkeci Büyük Postane binası..),
    • Abdülhamit ve Abdülmecid (dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı Taşkızak tersanesinde yaptırtan da (üstelik kendi cebinden..), O!
    • İlkokulu zorunlu tutan (kız ve erkeklere), ilk kız okullarını açtıran, 15 tane okulda karma eğitime ilk defa geçen,
    • Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran (32 tane) (ör.şimdiki adı ile Bursa Çelebi Mehmet okulu), Kız Öğretmen Okullu açan (Daarül Malumat),
    • Cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran (Mesela sadece Sivas’taki ilkokul sayısı 1637), okuma yazma oranının 5 kat arttıran, (1900 yılında ilkokul sayısı 29.130’u bulmuştu, sadece Anadolu’da 14 bin ilkokul vardı)
    • Orta okul (Rüşdiye)sayısı 619’a çıktı, Fransızca dersleri konuldu,
    • Lise eğitimi için İdadiler açan (109 tane), (İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi..)
    • İstanbul’da Darülfünün (Üniversite) açan, Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kuran,
    • Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu (GATA’nın atası), Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani) ,Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak.), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv.Tıp Fak.), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye (Yüksek mühendis okulu), Daarül Muallim-i Adliye (Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali (Yüksek Ticaret Okulu), Ticaret-i Bahriye (Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi (İktisadi ve Ticari ilimler akademisi), Aşiret Mektebi (Osmanlılık fikrini yaymak için), Bursa’da İpekböcekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu, Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okulu onun tarafından kurulmuştur.
    • Unutmadan bide Ankara’da Çoban Okulu var..
  • “Abdülhamid Hân, yatağının başında dâimâ temiz bir tuğla bulundururdu. Yataktan kalktığında çeşme mahalline gidene kadar abdestsiz yere basmamak için tuğlayla teyemmüm ederdi. Bir keresinde bunun sebebini sorduğunda:

    «–Bunca müslümanların halîfesi olarak, biz sünnet ölçülerine dikkat etmezsek, ümmet-i Muhammed bundan zarar görür!..» diye karşılık verdi.”
  • "Beni lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hânedânımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helâl ederdim de Sevgili'nin (Muhammed) (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in yolunda yürüdüğüm için beni bu hâle getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helâl etmem!"